PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : bir şiir bugün üç dergide yarın...


ulueraydoğdu
09-07-2007, 12:36
<DIR>


Mühür dergisinin son sayısını okurken Yelda Karataş'ın Çağrılan Fırat adlı şiirinin Damar ve Taflan dergisinde de yayımlandığını gördüm. Şaşırdım. </DIR>

Mustafa Fırat
09-07-2007, 12:45
Çok ilginç değil mi?Evet ne tasadüf ki ben de gördüm.Bir şiirin hadi yanlışlıkla bir yere daha gönderilmesini anlarım da anlarız da diğer dergilere gönderilmesine bir şeycik diyemem.Diyemiyorum da!?


Sevgili Ulu ne kadar dikkatlisin sağolasın var olasın.Bugün Sayın Yelda Karataş'a da mail attım bu konuda.Üzüntümü dile getirdim.Bir kabalık yapmadan düşüncelerimi ve isteklerimi dile getirdim.


İnanır mısın bu konu ile ilgili - hafta sonu istanbul dışındaydım- sekiz mail gelmiş...Evet Mühür okunuyor bunu görüyoruz.Bu da bir daha ki sefere Mühür'e ürün gönderceklerin aklında olsun ne dersin(iz)?Sadece Mühür mü?Elbette hayır!


Sevgili dost ilgine ve dikkatine bir kez daha teşekkür ederim.Hâlâ dikkatli okurlar var demek ki..Bu arada bana mail atan dostlara da teşekkürler...


Not: Herkesin şiiri kendince çok önem taşır!


Daima sevgim ve saygımla...


Mustafa Fırat

ulueraydoğdu
09-07-2007, 13:00
Sevgili Mustafa... Biliyorsun hani bazen oluyor iki dergide falan, ama böyle üç dergide olunca ben şaşırdım doğrusu.

MUSTAFA ERGİN KILIÇ
09-07-2007, 13:16
Aslına bakarsanız ortada ciddi bir ciddiyetsizlik var! Ama bunu Yelda Karataş birkaç kez yaptı. Daha önce bende şahit olmuştum. Netice de bunun bilinçli birşey olduğunu düşünmekteyim.

Ya da aynı ürün aynı anda birçok dergiye gönderiliyor. Ya tutarsa hesabı nerede yayınlanırsa yayınlansın yaklaşımına gidiliyor. Çünkü bazen dergilere gönderilen ürünlerde ya dalgınlıkla ya bilinçli iletilerin cc kısmına da başka dergi adresleri de yazılıyor. Kısaca aynı eser 7-8 dergiye birden gönderiliyor.

Bunlar dergicileri üzen şeyler. Aksi taktider eserin de bir kıymeti kalmıyor. Açtığın her dergide aynı şiir. Ayrıca şiirde sıkıcı hale gelebiliyor.

MUSTAFA ERGİN KILIÇ</font>

emre gümüşdoğan
09-07-2007, 13:44
Bir şiirin birden çok dergiye -bilinçli- gönderilmesini doğru bulmuyorum.

Yazılı bir kuralı olmamakla birlikte, bir şiir bir dergiye gönderilir, yayınlanmayacağı yanıtı ya da belli bir süreçte yayımlanmaması üzerine başka dergiye gönderilir/di. - Etik olanı böyle bildik, böyle öğrendik ustalarımızdan -


Son zamanlarda aynı şiiri aynı ay birçok dergide okur olduk.

Güzel bir konu, tartışmanın başlangıcı kişisel görünse de genele hitap eden bir konu...

ilker isgoren
09-07-2007, 18:33
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Şiirin De Yeri Belli Olsun<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
Daha önce de birkaç dergide buna benzer olaylar görmüştüm. Aslında bu tip etiksel sorunlar nereden ve kimden kaynaklanıyor bunun üzerinde biraz düşünmek gerekiyor kanısındayım.
Bir şiirin birkaç dergide birden görünmesi şairin mi yoksa edebiyat dergisi editörlerinin mi yanlışı bunun üzerinde düşünmek gerekiyor. Bana göre en az şair kadar edebiyat dergisi editörlerinin de sorumsuzluğundan kaynaklanan bir durum bu… Bir edebiyat dergisi editörünün kendi dergisinin dışında da dergilerin olduğunu bilmesi ve o dergileri takip etmesi gerektiği kanısındayım. Bu konuda gerçekten çok içtensiz bir tutumu var editörlerin. Bu bir genel sorun olduğu için, söylediklerimin geneli kapsadığını belirtmek isterim. Söylediklerimin aksini yapan dergilerin sayısı bir elin parmakları kadar az. O az olanlar üstüne alınmasın…
Eğer edebiyat editörleri diğer dergilerin yaptıklarından ve yayınladıklarından haberdar olsalardı, kesinlikle bir şiirin birkaç dergide yayınlanması gibi bir sorun doğmuş olmazdı. Eğer şair bilinçli olarak bile şiirini birkaç dergiye göndermişse edebiyat editörü o şairi üslûbunca uyarır ve ona yeni bir şiir göndermesini önerirdi.

Ben bir şiirin sadece bir dergide yayınlanması gerektiğinden yanayım. Çünkü buna özen gösteriyorum. Nedeni ise hem şiire hem de şiir işçisi kimliğime saygımdan dolayı.
Şair, etik dışı demek değildir. Eğer insan ilişkilerinde bile saygıdan söz ediyorsak, şiirin de insanla doğan bir canlı olduğunu unutmayarak davranmamız gerekiyor diye düşünüyorum.

Ayrıca bu konu Sevgili şair dostum, iyi şair Yelda Karataş’ın üzerinden değil de bunu bir genel sorun olarak düşünmeliyiz diye düşünüyorum.

Şiirinde yeri belli olsun…

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]

vahdettinyılmaz
09-07-2007, 21:29
Peki başkalarının dergilerini okumayan bu editörler(inanın yine de editör derken arkasından ünlemi parantez içine alamak istemiyorum)kendi dergileri dururken neden başkalarının dergilerinde yazarlar?


Benim bulduğum cevap şu : Dergisinde yayınladıklarının çoğu, edebi bilincinin vicdanından geçen şeyler değil.Bu seçimde odağa edebiyat alınmadığı için,paslaşarak birbirlerinin dergilerinde yazmaları,yazdılkarını edebiyat kamuoyunda kabullendirme çabasıdır,hepsi bu.


Bu tesbitim bilinçli olduğuna inanabildiklerim için.


Bilinç kavramının içine giremeyenlerden ise,edebiyet adına kim neyi sormuş ki ?


Üzüldüğüm bir şey de,içirikleri internet sayfalarının, her ulaşanın yazdığı sitelerinden pek farkı olmayan bu dergiciliğin,edebiyat sevincini yaralayacağı,edebiyata akacak yeni ve genç insanları ümitsizliğe ve edebiyattaki adaletsizlik duygusuna sevkedeceği kuşkusu.Edited by: vahdettinyılmaz

Mustafa Fırat
11-07-2007, 16:04
İşte şu yukarıda yazılanları anladım da vahdettin yılmaz beyefendinin ne demek istediğini anlamadım ?!Şimdi bu yukarıda yazılan şey(!)ler bana mı gönderme acaba?Yahut kime yöneltiliyor bu söylemler.Açık olmada faide var derim ben.İş bu sözler bana yöneltiliyorsa yazık derim beni tanıyamamışsınız.Benim böyle bir şey(!)e ihtiyacım var mı ?
Ama doğrudur kısmen...Bir takım kişiler bu anlayışla paslaşma mı diyorsunuz siz buna bilemiyorum; oluyor.Şu unutulmasın isterim bu ülkede derli toplu kaç dergi zamanında çıkıyor ve yine kaç dergi edebiyat dünyamızda ağırlığınca yer kaplıyor?Buyrun buradan yakın...





Ben Yelda Karataş hakkında yorum yapmadım.Yapmam da. Ama böylesi bir olay sadece vesile oldu ki Uluer de konuya giriş yaptı ben de düşüncelerimi dile getirdim.Yoksa İlker iŞgören'in dediği gibi editörlerin hatası var mı?Bilemiyorum.Şimdi Damar Dergisi İstanbul'a geç geliyor ve ben dergileri takip eden biri olarak kendimden bahsedebilirim -en az ayda 50 dergi takip ediyorum ayrım yapmadan- suç kimde ?Öyle ya bir çok şair gibi sadece yazıp yayınlatabilirim ürünlerimi ne gerek ver dergileri takip etmeye?! Suçlu mu arıyoruz? Yoksa artık etik sözcüğü ile etek sözcüğünü mü karıştırır olduk?!Bırakın herkes işini yapsın...Unutmamak gerekir ki şiirlerimiz dergilerle okuyucunun zevkine, beğenisine sunuluyor...Burada bir sorumsuzluğu elbette kabul etmem söz konusu bile değil.Lütfen söylenenleri tartıp ölçelim ondan sonra kaleme yürü diyelim...Not Mühür Temmuz -Ağustos sayısının hazırlığını haziran 15 gibi en geç bitirir.Bu genelde her sayı için böyledir.Şimdi burada neyi kimi nasıl üslubunca uyaracaksın arkadaş!?Öyle ya bazılarına göre bir çok dergide bir şiirle görünmek iyidir hoştur...Peki buarada yayınlanmayı bekleyen bazı nitelikli şairlerin şiirleri ne olacak?İlla bir şair bir dergiye şiir gönderirken bu ürünü başka yere göndermediniz değil mi gibi saçma sapan bir şey dile getirmek zorunda mıdır?Yine örneğin ben Gösteriye , Kitap-lık'a Varlık'a vb... gibi dergilere şiir gönderirken editörlerince bana bu soru sorulmalı mıdır?Ne saçma zaten etik sahibi biri (etek değil yanlış anlaşılmasın) bunun farkındadır.sevgili Emre bunu çok güzel dile getirdi biz böyle gördük ustalarımızdan diyor.Ne güzel söylüyor...

Ne diyelim her derginin okuru farklı diye bundan böyle biz de böyle mi davranalım?
Son söz yerine:
Ben Mühür Dergisi'nde yayınladığım her ürünün arkasında olduğumu söylememe sanırım gerek yok....Benim verilemeyecek hesabım yok isteyen buyursun er meydanına...

Kolay gelsinler dileyerek.Bundan böyle bence burada yazacak olanların da sözünü ölçüp tartması zamanı gelmiştir...Kişilerin kendine yakın poetikası olanların istediği dergiye ürün göndermeleri kadar daha doğal ne olabilir ki?

Mustafa FıratEdited by: mustafaF

MUSTAFA ERGİN KILIÇ
11-07-2007, 16:50
BİR ŞAİR AYNI ŞİİRİNİ DEĞİŞİK DERGİLERE VEREBİLİR Mİ?</font></font>


</font></font>


Sahi neden vermesin?</font></font>


1. Şair şiirini dergiler
için ve dergi sayısına göre yazmaz. Şiir yazmak için oturur kalem
kağıda... Örneğin o ay ya da aylar içinde tek bir şiir yazmışsa bu
şiiri sadece şu dergiye göndereyim diye tek bir dergi de seçemez.
Seçtiği dergiler vardır ama bu dergilerin sayısı birden fazla olabilir.</font></font>


2. Dergilerin çokluğu kadar
sevinci artar şairin. Bir okuyucu ay içinde on tane dergi alamayabilir.
Dergilerin tirajına bakarsak, kehanette bulunmadığım açıktır.</font></font>


3. O şairin şiirini A dergisinde okuyamayan biri B dergisinde okur.</font></font>


4. Şiir BİR SANAT YAPITIDIR.
Tıpkı Bach Requem , Erkan Oğur dinlemek gibi... Bu yapıtlarher türlü
medya aracından defalarca kulağınıza çarpabilir. Bir şarkıyı bir radyo
çaldı diye diğer radyo çalmamazlık etmez. Şiirle bir müzik yapıtı
arasında fark yoktur.</font></font>


5. Şiir bir kez okunup
tüketilecek bir şey değildir. Nazım'ın, Cemal'in, Edip'in....
şiirlerini hala dergiler basmakta hala kitapları değişik
yayınevlerinden alınıp okunmakta...</font></font>


6. Aynı şiirimin farklı dergilerde aynı and</span></span></span>a çıkabilmesi için ölmem mi lazım?</font></font>


7. Haiku ödülü aldım. Bin yerde basıldı üç satır. Kimse basmam demedi.Aynışiirimin aynı and</span></span></span>a bir çok dergide çıkması için ödül mü alması gerek?</font></font>


8. Cehov'un sayısı belli
oyunları tüm dünyada defalarca sahneye konup izleniyor. Pek çok değişik
yayınevi hala basıyor. S.Plath'i de onlarca kez aynı ya da değişik
çeviri ile basıyorlar. Bunun için de yine ya ölmem ya da yabancı bir
dilde yazmam mı gerekiyor?</font></font>


İçtenlikle soruyorum hangi edebi etik değerlerle buna karşı çıkılıyor...</font></font>


Keyfim böyle istiyor diyene
de bugüne kadar sesimi çıkarmadım. Baştan uyarıldığımda aynı şiiri
göndermedim. Bunu benden, bizlerden Mehmet Fuat bile talep etmedi...</font></font>


Hırsızlık yaparken yakalanmışım gibi yazılmasını esefle kınıyorum.</font></font>


Bu ülkede şair zor
yetişiyor. Ben şair miyim buna hayat karar verir. Ama yakın tarihimin
ozanları intihar biçiminde ayrıldı bu dünyadan. Bizler onlara HER
SÖZCÜKTE saygılıydık.</font></font>


Küstürmeyin insanları...</font></font>
YELDA KARATAŞ (ötekileriz'den alınmıştır)
</font></font>

MUSTAFA ERGİN KILIÇ
11-07-2007, 16:51
Aslında
bakarsanız konuyu yanlış noktadan ele almaktasınız. Çünkü dergi editörleri yeni
sayılarını yayına hazırlarken, yeni eserler koymak taraftarıdır. Bir de
özellikle yayınlanmamış eser talebiyle sizlere başvuruyorlarsa ve bu şiir yada
öykü yada deneme aynı anda başka dergilerde de görünürse bu hayal kırıklığı
yaratır. Vermiş olduğunuz örneklerin sizin yaklaşımınızla bir ilgisi olamaz.
Biz yazılı birşeyden bahsediyoruz. Tabi ki müzik sektöründe işler bu şekilde
yürüyebilir. Ama sanatın etik tarafı vardır. </span>

Siz Milliyet
gazetesi için hazırladığınız bir haberi cumhuriyete de el altından
veriyorsunuz. Milliyet sür manşetten bu haberle basının ve okuyucunun karşısına
hevesle ve ses getirmek amacıyla çıkacakken, sabah kalktığında bir bakıyor,
aynı haber aynı isimle diğer gazetede de yer almakta. Bunun kabullenilir bir
tarafı yoktur. Çarpıcılığı ve önceliği elinden alıyorsunuz.</span>

Madem dergi
okuyucusu yok, madem dergiler birçok yere ulaşmamakta. O vakit 50 adet edebiyat
dergisinin ne işi var. Birimizin çıkardığı derginin ürünleri diğer dergilere de
verilir. Onlarda aynı ürünleri basar. Piyasa da 50 değil bir adet dergi olur.
Herkese aynı ürünler ulaşır. Amacımız edebiyatta körelmeyi, aynılaşmayı yıkmak
farklı girizgahlar edinerek edebiyata soluk aldırmak ve edebiyata bir katkı
sağlamak olacaksa; birbirinin aynısı ürünlerle değil yelpazeyi genişleterek ve
her dergiye farklı bir renk vererek bunun çabası sürdürülmelidir.</span>

Şimdi sizin
verdiğiniz örnekler bir dosya çalışması kapsamında yapılabilir. Bir fazıl
hüsnü, bir necatigil dosyası hazırlanıyordur. Daha önce yayınlanmış
şiirlerinden örnekler sunulabilir. Bu zaten amacı belli olan bir araştırma
dosyasıdır. Tabiki şiir bir kez okunup tüketilen bir şey değildir. Ancak yolu
aynı şiiri her dergiye göndermekten geçmez. Siz şiirinizi bir dergi de
yayınlarsınız. Okuyucu da o dergiden şiirinizi alır, birgünde mi yoksa yıllarca
mı tüketip tüketmeyeceğine karar verir. Yoksa aynı şiirin her dergi de
yayınlanması şiirinizi yüceltmez aksine daha hızlı tüketimine olanak verir.</span>

Sanatın
diğer dalları tiyatro mesela edebiyattan tamamen farklıdır. Verdiğiniz
örneklerle sizin farkınız şudur ki, bahsettiğiniz isimler birer edebiyat devi
olup halka malolmuş ve yıllardır yerlerini muhafaza etmişlerdir. Zira eserlerini
de kendileri değil başkaları gündemde tutmaktadır. Edebiyatın büyüklüğü de
buradadır. Yoksa nazım hergün mezarından kalkıp aynı şiirini dergilere
göndermemektedir. Bırakınız sizin şiirinizde bir dergide çıksın. Bizler onu
alıp yüceltelim, sizden habersiz dosyalarda ya da başka platformlarda
paylaşalım. Eser eser olunca zaten yerini bulacaktır. Eserin
yaygınlaştırılmasını halk sağlar, şair kendisi değil.</span>

</span>

SEVGİ VE
SELAMLARIMLA,</span>

MUSTAFA
ERGİN KILIÇ</span> </span>

emre gümüşdoğan
11-07-2007, 17:08
Konunun tartışılması gerek...

Bir şair dostumuzun geçen ay, aynı şiiri birden çok dergiye bilinçli göndermesiyle başladı tartışma ama artık kişer boyutunu aşmalı.

Aynı şiiri aynı ay, hem kendi dergisinde hem de başka dergide yayımlanan editörle de karşılaştım.<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Genç arkadaşlarımız sık sık, dergilere ürün göndermenin ilkeleri, yolu yöntemi nedir diye soruyor. Onlar için yaaralı olacak bir tartışma olmalı...

Şiirleri dergilerden geri dönmeyecek 15- 20şair arkadaşımızınaynı şiiri değişik dergilere göderdiğini düşünelim. Ve birbirinin benzeri dergiler... Okuyucu para veriyor değişik dergileri alıyor, aynı şiiri/leri okuyor... Soruyorum A dergisinde okuduğunuz şiiri B dergisinde de okumak ister misiniz.

Bütün dergilerin okuyucu kitlesi 3000 kadar. Yüzden fazla dergi bu az sayıdaki okuyucu grubundan pay kapma mücadelesi veriyor. Bir çok okur her ay birden çok dergi alıyor. Aynı ürünlerin yayınlandığı dergiler bu okuyucuyu da kaybettirmez mi?

Vahdettin arkadaşımız kendisi ile çelişmiş. Genç şairlerin dergilerde yer bulamadığından yakınır hep... Aynı şiir birden çok dergide yayımlanırsa genç şairlerin dergilerde yer bulması daha güçleşmeyecek mi?

Edebiyat dergileri şiirlerin yayınlanma hakkını satın alabilecek kadar ekonomik düzeye kavuşmuş olsalar... Hepsi güç koşullarda çıkıyor, hepsi yaşama mücadelesi veriyor ve birer labaratuar olan dergiler edebiyatın, şiirin bayrağını, çoluk çocuğunun rızkından kesmek durumunda kalıyor.

Peki sermaye yatırım yapsa... İşte felaketin başlangıcı... Kendi sanat anlayışlarını dayatırlar ve dergi erkşini aşıp şiir yayımlamak genç şairler için hayal olur.

Yazılı bir kuralı yok demiştim, bir gelenek ilişkisiyle yürürdü, yürüyor da. Geçen gün Serdar Ünver bir iki dergiye şiir göndermek için uğradı. Ajandasında, hangi şiir hangi tarihte hangi dergiye gönderilmiş altlarında not yazılı...

Dergilerin künye kısmında yayın yönetmenleri, kurullar olsa da biliniyorki derginin tüm işleri bir kişinin sırtında yüklü. Bu nedenledirki pek çok derginin düzenli tutulmuş ürün arşivi de yoktur. Yada ürün gönderenleri dönüş yazacak sekreterleri...

Fedakarlık ve anlayış... Birbirimizi anlayalım, çok okunmak isteyen şairi anlayalım, görevini aksatan editörü anlayalım. Ama bir de kuralı olmalı, kuralsızlığın yaratacağı kaos zaten cılız olan edebiyat ortamımızı iyice yıpratacaktır.

Sevgiyle...

emre gümüşdoğan
12-07-2007, 23:36
Nerede kalmıştık?

vahdettinyılmaz
13-07-2007, 03:03
Edebiyat dergilerinin nasıl,ne özverilerle ve ne sevinçlerle çıktığını bilirim.
Atar tutarım bazen onlaraama yinede alırım.Şunu itiraf edeyim bazen okumadıklarımı da alırım.Çünkü orada ne de olsa edebiyat adına bir ümit gizli.Bir şevk,bir coşku gizli.Tek kişiyle çıkan,çanta elde kitabevleri kapı kapı dolaşılarak bırakılan dergiler ve dergiciler bilirim.
Ne editörü?
Bunu söyleyenlerin çoğu Türkiye'yi tanımıyor gibiler.Çoğu kitabevi edebiyat dergileri bırakılmasın diye burun kıvırıyor.Evet bunları da bilirim. " Bu Son Sayımız " çığlığında insani sorumluluğum olmasın diye de alıyorum edebiyat dergilerini.Beni kimse tanımadığı için bu söylediklerim inandırıcı gelmeyebilir.Ama isteyen Veysel Çolak'a sorabilir.

Çünkü bilirim edebiyat dergilerinin arkasında bankası ,tarikatı,partisi,devleti yok.Onların arkasında olsa olsa bir edebiyat sever olur.İşte ban de o noktadayım.

Hiç kimse alınganlık göstermesin.
Edebiyat dergilerinin yayınlanmasında son söz hakkı olan arkadaşlara diyorum,nedense bazen bir kişiyi bellediniz mi,bir türlü ezberinizi değiştirmiyorsunuz.Edebiyat dergilerinin çoğunda hep aynı isimler.Birinde şiiri çıkıyor,ötekinde yazısı vs.
Galiba yeni sesler duyurma çabasınakimse girip kendini riske sokmak istemiyor.

Burada bir kolaycılık var:Yeninin hesabını dergide son sözü söyleyen verecek.Eskinin veya bilinenin böyle bir riski yok.O kendi günahını kendi çeker nasıl olsa.
İşte benim kolaycılık dediğim bu.
İşte benim genç yazar ve şairin yürek terazisini bozar dediğim davranış bu.

Türk Edebiyatı bundan zarar görür.
Yeni bir sesi,yabanıl bir coşkuyu kim çıkaracak günyüzüne?
Dergi çıkaran çoğu arkadaş kimlerin bir şiiri on dergiye göndereceğini az çok bilir.

Neden ortak bir tavır geliştirilemez bu konuda?
Yukarıda Yelda Hanımın yazısını okudum.Ben edebiyat dergisi çıkarsam,isterse ağzıyla kuş tutsun Onun hiçbir ürününü bir daha yayınlamam.
Ahlak tek taraflı koyulamaz.Kabul ediyorum.Bir şiiri on dergiye gönderme alışkanlığı,bu on derginin yayınlama gibi bir fiili durumu olduğu için yine ancak bu on derginin ahlaklı bir tavır koyuşuyla altedilebilir.

Sayın Gümüşdoğan,ben aynı şiirin birden çok dergide yer alması gerektiğini nerede yazdım ki kendimle çelişeyim?
Lütfen yazdıklarımı dikkatli okuyun.

Mustafa Fırat yazdıklarımdan alınmış.Teşekkür ediyorum kendisine.
Bu alınganlık az buz şey değil.İçimizdeki insana önemli bir delil hâlâ.
Bu duyarlılık sayın Fırat'tan herkese bulaşsa ne kadar iyi olur...Edited by: vahdettinyılmaz

emre gümüşdoğan
13-07-2007, 09:22
Belki benim yanlış ifadelendirmem belki sizin yanlış değerlendirmeniz Vahdettin dost... Ben kendisi ile çelişiyor derken, sizin; dergiler gençlere ve duyulmadık isimlere kapılarını açmalı savınızı kastederek demiştim. Yoksabirden çok dergide yayımlanmasını söylüyorsunuz diye bir sav'dan kaynaklanmadı.

Aynı şiirin birden çok dergide yayımlanması, yeni mzaların, genç şairlerin dergilerde yer bulmasını güçleştirir. Diyelim 100 edebiyat dergisi çıkıyor ve her sayı 10 ar şiir yayımlıyorlar. Ayda bin şiir demektir. Bunlardan 200 ü aynı şiir ise 200 kişinin şiiri dergilere girememiş demektir. Bu anlamda idi sözüm...

ilker isgoren
13-07-2007, 15:06
Bu tartışmaya kişiselleştirmemek gerekiyor. Genel bir sorun var ortadabunun üzerindeyoğunlaşılması kanısındayım.Elbet farklı düşünceler farklı düşünceleri doğuracaktır.
Bir de sanırım ben debu konu ile ilgili düşüncelerimi yazdığımdaetiksel bir sorun uyandırdım, okuduktan sonra anladım o az olan editörlerin kendimce ismini söylemeliydim, söylememem Mustafa Fırat gibi dostumun bile üstüne alınmasına yol açmış. Dediğim gibi bu genel sorunu kişiye indirgememek gerekiyor.

Ve eksik bıraktığım bir başka yansa, şairler, editörlere nazaran daha suçlu, aslına bakarsanızbütün iş şairde bitiyor. Her şair bu konudaki düşüncesini açıkça belli edecek ve editörler de bu değerlendirmelere göre tavrını gösterecek.

Şiirle; İlker İşgörenEdited by: ilker isgoren

pentagram
14-07-2007, 09:42
ÜÇ DEĞİL DÖRT DERGİ! ÇAĞILAN FIRAT PATİKADA DA VAR BU AY.

FIRATIN GELMESİ LAZIM ARTIK!

MUSTAFA ERGİN KILIÇ
14-07-2007, 11:44
Yanlış bilgi. Patika'da bu şiir yer almamaktadır.

MEK

barisagir
14-07-2007, 12:02
söz konusu şiirin üç dergide de yayınlanabilmesini anlayabilmiş değilim. hani iyi bir şiir olsa içim yanmayacak, ama çok kötü bir şiir. editörlerimiz şiir seçiminde dikkatli olsalar keşke.

Apolemia
18-08-2007, 14:43
Yelda Karataş'ın şiir yayımlamadaki etik değerlerini doğrusu anlamak çok zor. Bunun ilk olduğunu sanmıyorum. Yasakmeyve'de yer alan şiiri, aynı ay içerisinde Andız dergisinde de yer alıyordu. Dergicilikle uğraşmış ya da uğraşan herkes bilir ki editörlerin sıcak bakmadığı bir durumdur bu. Sevgili Barış Ağır'ın söylemlerine de katılıyorum. Şairde böyle bir etik oluşmamışsa, iş sadece burada dergi editörlerine düşer. Aynı anda birçok dergide aynı şiirle yer almanın ne ödül almakla ne de başka şeylerle ilintisi bulunabilir. Bu yüzden yapılan eleştirileri de ciddiye alması gerekirdi.
Edited by: Apolemia