PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ruhsati


Zeki Çalar
13-03-2007, 12:38
UNUTMA HA!


Bir gün başın son yastığa,
Koyacaklar unutma ha!
İki komşu gelir bir bir,
Soyacaklar unutma ha!


Gezer ölüm pazarında,
Gelir bugün de yarın da.
Bir tahtanın üzerinde,
Yuyacaklar unutma ha!


Bağlanır kanadın kolun,
Nutka kadir olmaz dilin.
Mirasçılar bütün malın,
Yiyecekler unutma ha!


Kan dolar gözün içine,
Söz katma sözün içine.
Yarım top bezin içine,
Saracaklar unutma ha!


Felek dinlemez nazını,
Kabul etmez niyazını.
Beş on kişi namazını,
Kılacaklar unutma ha!


İndirirler kara yere,
Karanlık ıssız bir dere.
Ne bir mum, ne bir çıra,
Koyacaklar unutma ha!


Yalnız kalırsın bîkes,
Evden barktan ümidi kes.
Kayıptan işittin bir ses,
Soracaklar unutma ha!


Eğer yok ise imanın,
Cehenneme varır canın.
Semaya çıkar figanın,
Yakacaklar unutma ha!


Ruhsati, ölüm korkusu,
San ıslah eder herkesi.
Kaldır dünyadan hevesi,
Görecekler unutma ha!

suece
24-03-2007, 15:56
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD align=left width="100%">


Acep Sizler Hangi İlden GelirsizAcep sizler hangi ilden gelirsiz
Bir haber sorayım durun turnalar
Sılada yarimden neler bilirsiz
Bana bir teselli verin turnalar

Gönüller perişan teller eğri
Dayanmaz cevrine aşıkın bağrı
Yolunuz uğrarsa o yare doğru
Üstüne kanadı gerin tumalar

Eski sözlerinde yarim durursa
Gözlerimin yaşı bir gün kurursa
Yolunuz o yana doğru varırsa
Ayrılık nicedir sorun turnalar

Ruhsat'ı sorarsa yanıyor bağrı
Gamınla bulandı gönülde ağrı
Haydi varın gidin o yere doğru
Önüne derdimi serin turnalar</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR>
<TR>
<TD align=left width="100%">
Ruhsati</TD></TR></T></TABLE>

Zeki Çalar
20-05-2007, 12:35
DAHA SENDEN GAYRI ÂŞIK MI YOKTUR?


Daha senden gayrı âşık mı yoktur?
Nedir bu telaşın ey deli gönül?
Hele düşün devr-i Adem'den beri,
Neler gelmiş geçmiş, say deli gönül.


Günde bir yol duman çöker serime,
Elim ermez gidem kisb ü kârime.
Kendi bildiğine doğrudur deme,
Gel iki adama uy deli gönül.


Şu yalan dünyadan ümidini üz,
İnanmazsan bak kitaba yüz be yüz.
Hanen mezaristan, malın bir top bez,
Daha doymadıysan doy deli gönül.


Baktım iki kişi mezar eşiyor,
Gam kasavet geldi boydan aşıyor.
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor,
Gel de bu rüyayı yoy deli gönül.


Birgün bindirirler ölüm atına,
Yarın iletirler Hakk'ın katına.
Topraklar susamış adam etine,
Hep ağzını açmış hey deli gönül.


Mevlâm kanat vermiş, uçamıyorsun,
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun,
Ruhsati dünyadan geçemiyorsun,
Topraklar başına vay deli gönül.

Zeki Çalar
23-05-2007, 17:37
GERİ AL


Ya İlahi görünmezden bir devlet,
Zekatını veremezsem geri al.
Helalından dört öküz ver Yarabbi!..
Koşup çifte süremezsem geri al.

Yoksulluğu ezberledim, nideyim?
Verin aşkın badesini yudayım.
Biraz altın ver ki hacca gideyim,
Bu kavl üzre duramazsam geri al.

Çok verirsin bi-namaza hayına,
Saldın beni züğürtlüğün yanına.
Köprüler yaptıram Tecem Suyu’na,
Kagir bina kuramazsam geri al.

Bir söz ver Yarabbi göreyim şimdi,
Yoksulluk elinden ciğerim yandı.
Üryana bir gömlek, yetime hindi,
Rızan için saramazsam geri al.

Ne mümkün Yarabbim yolundan sapam,
Ruhsat'in terk edip dünyaya tapam.
Senin rızan için bir oda yapam,
İki minder seremezsem geri al.

Zeki Çalar
11-07-2007, 18:19
SABREYLEDİM


Bela babından nasibim,
Bal eyledim, sabreyledim.
Otuz yıl el kapısında,
Kul eyledin, sabreyledim.


Zehir mihnet için saldın,
Çekeceğim iyi bildin,
Peder maderimi aldın,
Lal eyledin, sabreyledim.


Tufanlar esti başımda,
Halavet yoktur aşımda,
Şu yirmi sekiz yaşımda,
Dul eyledin, sabreyledim.


Aşkın zincirini kırdın,
Yusuf gibi dara soktun,
Kerem gibi nara yaktın,
Kül eyledin, sabreyledim.


Ne devlet verdin, ne de mal,
Ne ziynet verdin, ne de al,
Tekrar gösterdin bir cemal,
Del'eyledin, sabreyledim.


Sevda verdin mecaz diye,
Mecazıden gel vaz diye,
Didem yaşı Hicaz diye,
Sel eyledin, sabreyledim.


Uzak eyledin dostumu,
Ateşe yaktın üstümü,
Bilmeden soydun postumu,
Şal eyledin, sabreyledim.


Tanıtmadın da haddimi,
Pul ettin altın adımı,
Büküp de elif kaddimi,
Dal eyledin, sabreyledim.


Say edip belimi büktün,
Gözümün güherin döktün,
Nice bin haddeden çektin,
Tel eyledin, sabreyledim.


Kendimi sanırdım dostun,
Taaccüp ki bana küstün,
Nastan itibarım kestin,
Çul eyledin, sabreyledim.


Ruhsat seni sever candan,
Ne candan derun-u dilden,
Bari ayırma imandan,
Yol eyledin, sabreyledim.

Zeki Çalar
14-07-2007, 12:15
BELLİ DEĞİL


Bir vakte erdi ki bizim günümüz,
Yiğit belli değil, mert belli değil.
Herkes yarasına derman arıyor,
Deva belli değil, dert belli değil.


Fark eyledik ahır vaktin yiğittin,
Merhamet çekilip göğe gittiğin,
Gücü yeten soyar gücü yettiğin,
Papak belli değil, börk belli değil.


Adalet kalmadı, hep zulüm doldu,
Geçti şu baharın gülleri soldu,
Dünyanın gidişi acayip oldu,
Koyun belli değil, kurt belli değil.


Başım ayık değil kederden, yastan,
Ah ettikçe duman çıkıyor festen.
Harabe yüz tuttu bezm-i gülistan,
Yayla belli değil, yurt belli değil.


Çarh bozulmuş, dünya ıslah olmuyor,
Ehl-i fukaranın yüzü gülmüyor.
Ruhsati de dediğini bilmiyor,
Yazı belli değil, hat belli değil.

Zeki Çalar
17-07-2007, 11:34
KURBANIM


Bölük bölük olmuş gelir güzeller,
Önce giden boz mayaya kurbanım.
Benim gelin ile çoktur amanım,
Şu salınan kız mayaya kurbanım.


Yine nerden geldi böyle durarak?
Sağına soluna gerdan kırarak.
Seher vakti her makamdan çalarak,
Zülüfleri saz mayaya kurbanım.


Ben de Ruhsati’yim sanda cananım,
Mevlanı seversen incitme tenim.
Şimdi Kerem gibi yanacak tenim,
Düğmelerim çöz mayaya kurbanım.

Zeki Çalar
20-07-2007, 18:08
GİTTİ


Bugün benim gamım vardır,
Uzun boylu yârim gitti.
Yüreğimde ahım vardır,
Dört köşeye zârım gitti.


İsmim ezberdir dillerde,
Gözlerim kaldı yollarda,
Meskenim gurbet illerde,
Tutmaz dizim, ferim gitti.


Sabah güneş doğar m'ola?
Acep eşim duyar m'ola?
Ruhsatî'yi anar m'ola?
Güzelce şikarım gitti.

Zeki Çalar
22-07-2007, 13:13
DELİ GÖNÜL


Şu fâni dünyada umudunu yüz,
İnanmazsan var kitaba yüz be yüz.
Evin mezaristan, malın bir top bez,
Daha duymadınsa, duy deli gönül.


Gördüm iki kişi mezar eşiyor,
Gam, kasavet gelmiş baştan aşıyor.
Çok yaşayan yüze kadar yaşıyor,
Gel de bu rüyayı yor deli gönül.


Günde bir yol duman çöker serime,
Elim ermez gidem kisb ü kârıma.
Kendi bildiğine doğrudur deme,
Var iki kâmile sor deli gönül.


Mevlâm kanat germiş, uçamıyorsun,
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun.
Ruhsatî dünyadan geçemiyorsun,
Topraklar başına vay deli gönül.

Zeki Çalar
27-07-2007, 11:49
DEDİM; DİLBER GEL BİR PAZAR EDELİM


Dedim; dilber gel bir pazar edelim,
Dedi; ben alışı verişi bilmem.
Dedim; muhabbetten kuralım çarşı,
Dedi; ben tenhada görüşü bilmem.


Dedim; işittin mi Ferhat-Şirin'i,
Dedi; aşk yoluna vermiş varını.
Dedim; Ferhat vermedi mi serini?
Dedi; düşmanım çok, şer işi bilmem.


Dedim; Kerem yanmış Aslı yoluna,
Dedi; Aslı düşmüş elin diline.
Dedim; Kamber ölmüş Arzu yoluna,
Dedi; ben inkisar, kargışı bilmem.


Dedim; Ruhsat sana olmuş mülâzim,
Dedi; bir ruhsat da olsun ne lazım.
Dedim; eğer kabul olsa niyazım,
Dedi; ben oraya varışı bilmem.

nıgarr
09-09-2008, 14:39
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD align=left width="100%">


Bugün Benim Gamım VardırBugün benim gamım vardır
Uzun boylu yârim gitti
Yüreğimde ahım vardır
Dört köşeye zârım gitti

İsmim ezberdir dillerde
Gözlerim kaldı yollarda
Meskenim gurbet illerde
Tutmaz dizim, ferim gitti

Sabah güneş doğar m'ola
Acep eşim duyar m'ola
Ruhsatî'yi anar m'ola
Güzelce şikarım gitti</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR>
<TR>
<TD align=left width="100%">
Ruhsati</TD></TR></T></TABLE>

Amarilis
02-07-2009, 11:24
Gene bahar geldi bülbül sesinden,
Sada verip seslendin mi yaylalar.
Çevre yanın lale sümbül bürümüş,
Gelin olup süslendin mi yaylalar.

Yediveren bağlar nasıl düzenmiş,
Sarı çiçek elvan elvan bezenmiş,
Yoktan var eyleyen ne hoş özenmiş,
Boynun eğip dostlandın mı yaylalar.

Göz yaşlarım sel olmuş da çağlıyor,
Kömür gözlüm karaları bağlıyor,
Bülbül gelmiş gül dalında ağlıyor,
Deli idin uslandın mı yaylalar.

Kızıl güller boynun eğmiş bakıyor,
Şeydalanmış kuşlar sevda okuyor,
Yine bu hasretlik beni yakıyor,
Derdim çekip puslandın mı yaylalar.

Ben de senin gibi ersem murada,
Neyleyim ki elimde yok irade,
Ruhsati’yem gam yüklerim kirada,
Beni görüp yaslandın mı yaylalar

Amarilis
02-07-2009, 11:24
Seher yeli, dost köyüne uğrarsan,
Selam götür illerine aman ha.
Muhtelif olmasın ahtı peymanın,
Dikkat eyle yollarına amann ha.

Dilber sana meyledenler sürüne,
Can feda eyledim pay-ü serine,
Benden gayri meyil verip birine,
Sardırmasın bellerime aman ha.

Dayanılmaz sohbetine nazına,
Aşık oldum kaşlarına gözüne,
İnanıp da aduların sözüne,
Emdirmesin dillerini aman ha.

Bir gün muradına erdiğim zaman,
Ayrılık ateşi nasıl da yaman,
Sinesin sineme sardığı zaman,
Kınalasın ellerini aman ha.

Bazı bazı Ruhsati'yi yoklasın,
Tuzak kursun yollarımı beklesin,
Cümle emanetim iyi saklasın,
Dağıtmasın mallarımı aman ha

Amarilis
02-07-2009, 11:25
Duldalanma yar Mevlayı seversen,
Yandırır cihanı şanlı gözlerin.
Ahiri mevtime sebep olursun,
Tek bana gösterme gamlı gözlerin.

Deli görse mah cemalin uslanır,
Kara belik ak gerdana yaslanır,
Samsun Diyarbakır Van’da seslenir,
Belli her kazada ünlü gözlerin.

Gamzelerin öldürmeye yay tutar,
Gözüm yaşı umman olmuş çay tutar,
Beni görür gözün yumar huy tutar,
Beladır başıma cinli gözlerin.

Bilemem ki Ruhsati’nin suçunu,
Üç güzele taratmışlar saçını,
Sara idim al beşiğin içini,
Sallasam uyusa ninni gözlerin