Orijinalini görmek için tıklayınız : DIŞARDAN BAKINCA...
Bir okur olarak aşağıdaki eleştirilerimi yönetime bildirmeyi gerekli gördüm:
Şiir Akademisi’nin çalışmalarının dürüstçe eleştirilmesi, bunun belirli dönemlerde üyeler tarafından nezaket sınırları içinde kalınarak yapılması kanımca çok yararlı olacaktır. Bir nesnel eleştiri mekanizması işletilmelidir. Bunun için e-mail gönderilecek ayrı bir “eleştiriler bölümü” de açılabilir.
Dışardan izlediğim kadarıyla, Akademi’nin, çizgisinin tam belirlenerek ilkeler doğrultusunda hareket edildiği, nesnel, yansız yönetimde bulunulduğu ölçüde aksaksız bir şiir ve edebiyat hizmeti verilebileceği, asıl amaca ulaşılacağı ve bunun ülke edebiyatına yararlı olacağını düşünüyorum. Akademi sanal dünyada, kimi eksiklikleri giderildiğinde, en iyi edebiyat hizmeti veren site haline gelebilecektir.
Yönetim, öncelikle, üyelerin tepkisinden, eleştirisinden çekinmemeli iyi şiir ve edebiyat uğruna gerekli yönetsel, düzenleyici, düzeltici refleksleri ivedilikle gösterebilmelidir.
Akademinin çalışmalarına edebiyatı, daha çok da şiiri gerçekten seven kişiler katılmalıdır! Doğrudan siyaset, basit siyasi propaganda yapılamamalıdır! Militan ile şair, okur, edebiyatsever ayrılmalıdır. Siyaset yapan için uygun siteler vardır.
Kendine arkadaş, dost arayan, ona buna sevgi, selam gönderen, her şeyi beğenen bazı üyelerin ciddi çalışmalar yapmayacaklarsa Akademi’de bulunup özellikle forumu meşgul etmeleri anlamsız ve komiktir.
Forum ürün paylaşımı ve kültürel tartışma alanı olmalıdır! Değişik amaçlı bazı üyeler bunu anlamamakta, kendine göre başka balıklar yakalamak için olta sarkıtmaktadır. Bir kısım deneyimli şairler de dahiyane yorumlarını sergilemek için nazlanmamalıdır. Bilgiyi mezara götürmek kimseye yarar sağlamaz. Yaşam kısadır. Yetenekli gençlere ışık tutulmalıdır.
Forumda daha önce başkalarının da değindiği gibi amatör fotoğraflara yer verilmesi gereksizdir. Kimsenin kapıdan giren teyzelerin fotoğraflarını, sulanmış çiçeklerin yakın plan fotoğraflarını, bilinen yerlerin resimlerini, martı, amatör balıkçı, ev, arsa, göl, gün batımı, karga fotoğraflarını seyretmekte bir yararı yoktur. Bu fotoğrafları bütün öğrenciler, emekliler çekebilir. Sanat yapmak ve sanatçı olmak özgün olanı bulabilmek ve ortaya çıkartmaktır. Fotoğraf çeken arkadaşların kendilerini geliştirmeleri, daha çok kitap okumaları ve fotoğraf çekmek için ilginç yerlere giderek para ve zaman harcamaları gerekir. Yayınlanan fotoğrafların hepsi kötüdür ve asla sanat değeri yoktur! Forumdaki amatör fotoğrafçıların site ile ilişkileri kesilmeli ya da fotoğrafları yayımlanmamalıdır. Bir fotoğraf yerine kaç şiir yayımlanabilir... Böylesi bir uygulamada genel ve ekonomik yararlar vardır. Yönetim kendiliğinden bu önlemleri alabilmelidir.
Yönetim esnekçe davranarak forum şiirlerini de gözden geçirip eleyebilir. Özellikle martılara simit atma varyasyonlu dizeleri olanlarını... Asıl sorun şudur: Site nitelikli olacak ve çıtayı sürekli yükseltecek midir? Buna destek olunacak mıdır? Üyelerin çoğu, şarkılarla, türkülerle, manilerle bayağılığa pirim vermektedir. Yönetim iyi olanları sürdürmeli, bayağılaşma ve kötüleşmeye kesinlikle izin vermemelidir. Manibahçe, şarkı, türkü gibi ortamlar kaldırılmalıdır. Sabah akşam selamlaşmaları saçmadır. Omurilik soğanı ile düşündüğünü sandığım, herkese sevgiler gönderen, pasif agresiv ruhsal sorunları olduğunu düşündüğüm, belki uyuma dışında sürekli bilgisayarın başında oturan bir forumcunun herşeyi beğenmesi ve alıp götürmesinden nefret ettiğimi söylemeliyim. Yönetim şiir açısından işlevsiz bu tür canlılara izin vermemelidir. Bu kişilerin şiire, edebiyata yararı nedir?
Üyeler, nezaket kuralları çerçevesinde, küfür etmeden birbirini eleştirebilmeli, herşeyi beğenmek zorunda olduklarını düşünmemelidir. Türk şiirinin sayısız tartışılacak konusu varken kişisel, saçma sapan duyarlılıklarla boşuna yazışma yapılmamalıdır. Deneyimli şairler satır aralarında saygı sevgi isteme huyundan vazgeçmelidir. Madem foruma giriyorsun oradaki her şeyi kabul etmelisin! Kırılma, darılma olmamalıdır. Ayrıca, birbirini çok sevenler başka bir biçimde buluşmalı ve hasretlerini gidermelidir. Bu kişiler Şiir Akademisi olmasaydı ne yapacaklardı onu bilmek isterdim doğrusu...
Şiir Akademisi Ana Sayfasında sürekli olarak 2005 Şiir Yıllığı hazırlama duyurusunun tutulması anlamsızdır. Bu konuda açıklama yapılmalı, bir çalışma yoksa 2007 yılına birkaç ay kaldığından bu garip duyuru kaldırılmalıdır. Ana sayfada yayımlanan güzel tabloların kimin, kimlerin olduğu altlarına yazılmalıdır. Bu resimler daha da zenginleştirilmelidir.
DEM Dergisinin yazıları ve yazarlar kadrosunun girdikleri yazıların içeriğine değin başlıklar gizliymiş gibi tutulmamalı herkesin hemen ulaşabileceği, göreceği biçimde ana sayfada listelenmelidir. Bu konuda ana sayfanın sol tarafından daha etkin yararlanılabilir. İşlevsiz butonlar işlevli duruma getirilebilir. Başlıktaki duyurulardan zamanı geçenler derhal kaldırılmalıdır. Ciddiyet önemlidir. Ana sayfanın bazı bölümleri yeniden düzenlenebilir. Yazarların akan fotoğraflarına gerek olmadığı, isteyenin “yazarlar” bölümünden yazarların suretlerine bakabileceği de düşünülmelidir. Önemli olan yazar, şair değil; ürünüdür.DEM dergisi kesinlikle bir biçimde daha da öne çıkarılmalıdır!
Forumda çok iyi şiir yazdığını kanıtlamak için art arda örnekler yayımlayan erkek şairlerin, bu olanağı çoğaltmak amacıyla kadın adlarıyla da şiir girmesi önlenmelidir. Her şairin tek adla forumda şiir yayımlamasının biz okurların izlemesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. İyi şiir yazdığını kanıtlamak için çırpınan bu şairler anlaşılmaktadır.
“Şiirtüven Ezgileri” adından nefret ediyorum. Bu saçma başlık kaldırılmalıdır. Bu başlık altında yayımlanan her şey sulu, köylüce ve arabesktir! Sözümona Yunani sözcükler içeren şiirlerin hepsi tıkanmadan dolayı böyle yazılmaktadır. Çünkü tıkanan her şair bu ülkede önce mitoloji, sonra mistisizme sığınır! Şiir sapına kadar Türkçe olmalıdır! Bir şey üretilemiyorsa beklenmelidir. Kimse iki günde bir şiir yazmak zorunda olmamalıdır. Bazı şairlerin duygusal olarak bağlandıkları başka yazarlara sulu methiyeler düzmeleri biz okurları ilgilendirmemektedir. Güzel, etkili özgün şiirler yazmak önemlidir. Bunun dışındaki kişisel ilişkilerini, sevgilerini şair kendinde saklamalıdır. Bunların paylaşmakla ilgisi yoktur. Durup dururken duygusallaşan iyi insan aslında “saf” insandır. Forumda kişisel ilgi ve pohpohlanmaya muhtaç şairler vardır. Önemli olan Kaz dağında değil- o da yapılmalı ama- HAZRO’da, Dicle kenarında şiir günleri düzenlemektir! Kaz dağında şiir okumaya, rakı içmeye ninem de gider! Bu öyle fazla övünülecek, günlerce yazısı yazılacak bir şey değildir. Yönetim bu konularda nesnel ve duyarlı olabilmelidir.
Sevgiler sunar, iyi çalışmalar dilerim.
Sevgili Ekin
Düşüncelerinize kısmen katılmak mümkün.Ancak katı kural ve disiplin anlayışını benimsememiz, foruma katılan tüm sanatseverleri incitecek cinsten.Siz ve sizin gibi masumane başlayıp despotizme götüren anlayışınızı hangi üretken anlayış benimser.
Merak ediyorum doğrusu.Ürünlerinizi bizimle paylaşırsanız belki sizlerden feyzleniriz.Kendimizi aşmaya çalışırız.
ayrıca dil konusunda düşüncelerinizi size yakıştıramadım doğrusu.Faşizan..Şiirin dilinin evrensel olduğunu içinize sindiremediyseniz...Dicle ya da fıratın öte yanında bir değerinizin olamayacağını üzülerek kabullenin.
Daha yazacak ve öğreneceğiniz çok şey var.Sakın kendinizi dağıtmadan bilincinizi sanat ekseninde geliştirin.Edited by: utkucem
İlginç ... Vaktin yok zamanı ,katkıda bulunduğum x sitede veya babamın sitesinde bile böyle kesin paragraflara dağıtamadım düşüncemi.Kesinlikle yönetimde bir görev verilmeli sevgili ekin'e... Bu kadar kesin ve ileri görüşler kayda alınmalı diye düşünüyorum...smileys/smiley1.gifEkin ya sizi çok iyi tanıyor sayın yönetim ya da sitenizin akademinin sıkı takipçisi kendileri. Kutlarım...
Yaşamın içinde saçmalıklarda vardır sayın ekin,
saçmalanmalarda... Şiir de vardır sohbette..Yaşamı konuşmak derim her zaman. Konuşmak...Gerek dizelerde gerekse tartışma ortamında.
Yeter ki konuşalım paylaşalım. Belki böylesi...
İyi kalın hep...
s.zeynepkaradag
28-08-2006, 02:01
haksız tenkit şekil değiştirmiş övgüdür
Sevgili Ekin
Sanatın kısaca tanımı: hoşa giden biçimler yaratma gayretidir.
Buradan hareket edersek kesin olarak kalıplanmış tıkız anlayışların sanatı yeşertecek ve eleştirecek gücü olamaz.Yeni anlayış ve bulgular koyamaz.
Sizin yaptığınız öneriler bu kapsamda ele alındığında iyi birer temenni veya dilek olarak algılanmalı.Yoksa sanata edebiyata şiire;eleştiri getirebileceğiniz yetkinliğinin olamayacağı , olmayana ergi(P=>Q)=(Q'=>P') ile kanıtlanmış durumda.
Belki gönül vermiş olabilirsiniz.Şevkinizi kırmak istemem doğrusu.Siz en iyisi iyi bir okuyucu olun.İyi bir okuyucuyu Kötü yazara tercih ederimEdited by: utkucem
haksız tenkit şekil değiştirmiş övgüdür
doğrusun Zeynep. konu şiire gelince, kanımca şiir övgüyü reddeder. yanlış, zamanla kendini imha edecektir şiir dostu... sağolasın...Edited by: Fuat Çiftçi
Ali Tekmil
28-08-2006, 09:58
"ekin" arkadaşın önerilerinde doğru yönler var. Birtakım iyileştirici ve daha düzeyli bir site olmayı hedefleyen düzenlemeler yapılabilinir. Eleştiri mekanizmasının daha işlevsel çalıştırılması da ilerletici olur.Okurların biraz daha alt düzeydeki platformu düşünülerek "ekin "arkadaşın önerileriyle bu okurların veya katılımcıların isterleri arasında da bir orta yol bulunabilir.Güzel bir atılımla daha enerjik bir şiir sitesi olarak yola devam edilebilinir.
Ancak ben, bu denli tartışmaya karşın "ekin" arkadaşın gerçek ismini açıklamamış olmasını yadırgadım. Yani ismimizin saklanması,ciddi olarak sarıldığımız edebiyattan daha önemli olmamalı.Edited by: Ali Tekmil
Perihan Baykal
28-08-2006, 10:03
İki yanlış bir doğruyu götürür!
Perihan Baykal
28-08-2006, 11:09
ayrıca dil konusunda düşüncelerinizi size yakıştıramadım doğrusu.Faşizan..Şiirin dilinin evrensel olduğunu içinize sindiremediyseniz...Dicle ya da fıratın öte yanında bir değerinizin olamayacağını üzülerek kabullenin. UTKUCEM
..nin Dem'deki yazısını daha önce de ilgiyle okumuştum. Az önce yine okudum.
Şaşkınım.Edited by: Perihan Baykal
emre gümüşdoğan
28-08-2006, 11:34
Muhatap alacağımız kişi ekin kullanıcı adını taşıyor. Ekin açıklayıncaya kadar da gerçek ismini bilemeyiz. Abdullah Şevki arkadaşımız sitemiz yazarlarından. Eğer isimlerden emin değilsek, yıpratmayalım derim.
Perihan Baykal
28-08-2006, 11:39
Emin değilim, bir yerde adı geçince açıklandığını düşündüm. Eğer o değilse özür dilerim. İletimde zaten yıpratma amacı yoktur.
emre gümüşdoğan
28-08-2006, 13:47
Sn Ekin,
Şiirakademisi eleştiriye açıktır. Yapıcı, uyarıcı, tamamlayıcı, yol gösterici eleştiriyi destekler. Eleştirinin önemini bilir, kişi olarak ben de eleştirinin önemini bilirim. Eleştiri mekanizmasının sağlıklı işlemediği kurumlar, sistemler yozlaşmış ve koflaşmıştır. Sanat dalları da öyle değil mi?
Siteye "eleştiri" başlığı ekleyeceğim.
Akademinin ilkeleri bellidir, Şiirakademisi, gerçek şiirin emrinde bir araçtır. Önceliği şiirdir.
Fotoğraf konusuna gelince, haziran ayında yaptığımız toplantıdakonu ile ilgili, " Fotoğraf bölümü, her sanatçısının en fazla 50 fotoğrafını sergileyebileceği sergi niteliğinde düzenlenecek. Albümlerde olması gereken, sanat değeri olmayan sıradan fotoğraflara izin verilmeyecek. Bölüm, fotoğraf editörü fotoğrafçıların da katılımı ile yönetilecek."kararını aldık.Uygulamaya başlanacak yakında.
Şiir yıllığı ile ilgili eleştirinizde de haklısınız.
Eleştirilerin çoğuna katılmakla birlikte katılmadıklarım var .<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
Şiir söz konusu olunca ilkeli ve taviz vermez biriyim. Buna rağmen kaldırılmasını istediğiniz bazı bölümlerin kalmasından yanayım.
İnsan faktörü, bunu dışlayamayız.
Eleştirinize daha kapsamlı bir yanıt vereceğim fırsat bulduğumda… <BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
Perihan Baykal
28-08-2006, 14:12
“Şiirtüven Ezgileri” adından nefret ediyorum. Bu saçma başlık kaldırılmalıdır. Bu başlık altında yayımlanan her şey sulu, köylüce ve arabesktir!
Bu eleştiri midir?
Şiddetle kınıyorum!
yılmaz arslan
28-08-2006, 14:29
Dicle kıyılarında şiir günleri yapılmadığını, şairlerin oraya da gitmediğini kim söyledi? Hazro' da, Cilo' da, Çemişgezek' te de, Hopa' da, Ardahan' da veya Doğubeyazıt' ta da şiir günleri elbette yapılmalı. Oralara da ekin ve ekinler de olmalı, görünmeli, ürettikleri ile sanatsal olanın (yazı, okuma, canlı performans vs.) içinde yer almalılar. Düzenle yukarıdaki yerlerden birinde bir etkinlik; seninle birlikte 2. kişi olarak bengeleceğim. Eleştiri adı altında Ahmet Uysal' ın sayfa adına yönelttiğin okları sana geri iade ediyorum. Yılların şiari senden miöğrenecek sayfasının, şiirininve kitabının hangi başlığı taşıyacağını...Ciddi eleştirilere kabul ama eleştiri adı altındaki saldırgan tavır ve tutumlara no passaran!
YILMAZ ARSLAN
Sevgili Yılmaz
Ekin in getirmiş olduğu yaklaşımların alt biriminde taşıdığım önemli kaygılar var.
Sorun eleştirinin kendisi değil Sayın Ekin'in ussal bilinç sorunudur.
Sistematik bir şekilde yozlaşma sürecini hızlandıran oyunun bir parçası olma sorunudur.
Sanata edebiyata şiire bir gömlek biçme sorunudur.
O ve onun gibiler her daim sanatın küflenmesinden yanadırlar.
Elbetteki Dicle kıyıları sağlam şiir köprüleri ile geçilir.“Şiirtüven Ezgileri” başlığının benimsenmemesi durumu Fırat suyunun kan akmasını düşleyenlerin sorunudur.
Diğer kabul edilebilir eleştirilerinin anlamı kalmıyor.
Ahmet ve ya Mehmet Bey'e saldırılarının altında demokrasiyi benimsemeyen anlayışın yattığının izleridir.
yılmaz arslan
28-08-2006, 15:36
Burada üretimde bulunan insanların, topyekün hitlerci bir 'sanat mantığı ve kavrayışıyla' köylü, karga resimleri, birbirlerinin sırtını sıvazlayıp övgüler düzme gibi seviyesiz, estetikten yoksun, etik değerlerden nasibini alamamış ve aciz tespitlerle karalanmaya çalışılması, edebiyatın hangi kategorisiyle değerlendiriliyor; anlamakta zorluk çekiyorum: Şarlatanlık mı? Bu toptancı faturacıları asla onaylamıyor ve kendi üretimleriyle kimliğini, robin williams okulunun en alt birimindemeşrulaştırmasını arzu ediyorum...
Sanırım bu tür, sarsıcı eleştirlere her zaman ihtiyaç var. Bir okuyucu ve iyi niyetli yazılmışın ötesinde bir eleştiri ki; doğruluğundan mı, stilinden mi, ayırdı pek zor.Ve burada yazan okuyan herkesin yüreğini az buçuk burkuyor. Her şeyden çok ben hepinizin üzerindeyim diyen bir söylem. Amaç da bu sanki, gürlemek... Amma velakin, bir de bütün bunları usundan, kibirliceönümüze yem gibi fırlatan kişiyi adıyla sanıyla bilmeyi hakikaten arzu ediyor insan.
Bazı bölümlerini, okuyunca dedim ki kendi kendime, "valla doğru söylüyor". Kimilerini ise okuyunca gülümsedim, tanımlamalar çok dobraca, dobra olsunlar diye de biraz zorlamaca... Sanki biraz tarz tanıdık mı geldi nedir?Aaa bir de baktım ki, amatör fotoğrafçıların siteyle ilişkisi kesilsin deyince, -sanki otoriteye boyun eğivermişcesine- yüreğime ok saplandı. Bakın bu beni perişan etti!.. Ağlamaklı oldum. smileys/smiley5.gifEh insan önce kendine üzülüyor değil mi, efendim? Çok bencilce ve pek tabii buyurduğunuz üzere, akademide bencilliğe de yer yok. Şuurlu her bireygörüşlerinize katılmalı. Şarkılar türküler söyleye söyleye, şiir, öykü yazmayı öğreniyorduk. Halbuki, kaşlarımızı çatarak, sesimizi daha bir gür yaparak, önümüze geleni azarlayarak öğrenmeliyiz ki, omirilik soğanımızın ilerlerinde kendimize bir yer edinelim.
Bu kadar vehamet yeter deyip, aslında eleştirilerinizde haklı olduğunuz yönler olmasına rağmen, insanları kırarak,çoğunluğun aptal ve edebiyattan anlamaz olduğunu vurgulayarak,iyiye doğruya gitme çabalarınıza anlam veremedim. Bu işi yani sizin deyiminizle, Akademi'de edebiyat hizmetini kime vermeyi düşünüyorsunuz? Öğrenmek isteyenlerin, kıyısından köşesinden bu işe bulaşanları saf dışı bırakarak mı? Ben de öğrenmeye çalışıyorum, buradabulunmaktan keyif duyuyorum, işlerimden arta kalan zamanı okuyarak ve yazarak geçiriyorum,sitenin bir parçası olmaktan mutlu oluyorum. Ne yapmalı şimdi?Ehkendimi manastıra kapatıp, okuyarak yazarak ömrümü bitirmeli ve sonunda,günışığına çıkıp,huzurunuza ve sizin gibi düşünenlerin huzurunakabul edilmeyi mi beklemeliyim?Yoksa interaktif, görüş alışverişinde bulunmak, edebi bir günah mıdır?
Biraz esnek olmalı insan, gülümsemeli, durup durup öfkeye bulamamalı eleştiri dozunu. Öğrenenlere yoldaş, öğretmen, kibirinden burnunun ucunu görmeyenlerin kulağını hafifçe burmalı. Öyle dannn diye kafalara balyoz indirmenin, siteyi, edebiyatı, Türk dilini, falan düşünmekle pek alakası yok sanki. Bu biraz kendini fazlasa önemseme meselesi gibi. Ha tabii çok fazla da ehli-keyif olmanın, yayılıp kök salmanındabir alemi yok. Kendimize çeki düzen vermeli. Çuvaldızı, inanınşu an kendime batırdım.
Yine de akademi için vakit ayırıp yazmanız güzel. Bazı bazı olmalı ama tarzı farklı olmalı. Yazılanları yine de önemsemişim ki, cevap yamışım akşam akşam, umarım siteye ve yurduma hayırlı olur...
Her zaman, her yerde,saygı ve sevgiyle iyiye doğru...
ahmet gök
29-08-2006, 11:22
Böylesi değerlendirmeler içinde yanlışlarda olsa olması gerekli ve olmalı da...Burada sorun yöntem...Ekin arkadaş yazdığı her yazıda, etik sınırları zorlayan sataşmalarda bulunuyor. Sataşmayı da seviyor, biraz kışkırtmak istiyor. Baştan gelen uslup sorunu aynen devam edince, ortaya çıkan tablo hoş olmuyor...
Biraz yapılan işe harcanan emeğe saygı duymasını bilmek gerekiyor. Bir fırına girip kırk yıllık usta gibi ekmek pişiremezsiniz. Ama nedense biraz okuyunca birazcık yazınca kırk yıllık yazar,şair gibi düşünüyoruz. Ekmekte farkı kolay anlıyoruz. Ustanın kigözümüzün önünde.Yazdıklarımızdaki farkı bu kadar kolay göremiyoruz. Aslında ustaların ki yine gözümüzün bakarsak, bakabilirsek...
Yazmak, okumak ve burada olmak insanların bireysel tercihleridir.Tercihlerde özneldir.Bu sevmedim bunu burada atın demekte cahillikten başka bir şey değildir.
Birazcık saygı göstermeniz, sadece size duyulan saygı artıracaktır.
Edited by: ahmet gök
Elbette kimse adını ismini, cismini ortaya koyup da yazmak zoruda değil. Böyle bir zorunluluk hele ki, sanaldünyada pek gereksiz. Ama... bu kadar, bir şeylerin gönüllüsü ve bilincindeyip deyip, diğerlerine yol yordam gösteriyorsanız, kendinizi de saklamamanız gerekir. Bize ne söylendiğinin yanısıra, kimin de söylediğinin çok önemi var. Siz tanımadığınız birinin sizin için söylediklerini ne kadar dikkate alırsınız? Ya da çok iyi tanıdığınız birinin, kendiyle alakalı olmayan söylemini... Ama bilirseniz ki, size bunları söyleyen hakikaten sizin için kafa yoruyor ve iyiliğiniz için söylüyor, şöyle bir silkelenirsiniz. Gerçi biz de, söylenenlerden payımıza düşeni alıp, yapabileceklerimizi gözden geçireceğiz.
Örneğin, Bush'un dilindeki, demokrasi söyleminin ne manaya geldiğini artık tüm dünya öğrenmiştir. O size demokrasi getireceğim diyorsa, bilin ki savaşa giriyorsunuzdur. Oysa demokrasinin gelmesi kötü bir şey midir, istemez misiniz?Belki sanal dünyada biraz paranoyaya da sahip oluyor insan, kimbilir bunları yazan arkadaşın, burada sayfalarca günaydın mesajları, mani ve şarkı türkü yazmadığı? Belki öyküleri, denemeleri de vardır... Hatta fotoğraf bile yayınlamıştır. O halde demek ki söylenenlerin yanısıra söyleyenlerin de önemi var. Ama bu demek değildir ki, kimse kendini açıklamak zorundadır... Bilmek istemek kadar, bilinmek istememek dehaktır.
Güzin Dündar
29-08-2006, 23:38
Bize ne söylendiğinin yanısıra, kimin de söylediğinin çok önemi var. Çok doğru smileys/smiley1.gif
Şiir Akademisi’nin çalışmalarının dürüstçe eleştirilmesi, bunun belirli dönemlerde üyeler tarafından nezaket sınırları içinde kalınarak yapılması kanımca çok yararlı olacaktır.
smileys/smiley9.gifsmileys/smiley9.gifsmileys/smiley9.gifsmileys/smiley9.gifOmurilik soğanı ile düşündüğünü sandığım, herkese sevgiler gönderen, pasif agresiv ruhsal sorunları olduğunu düşündüğüm, belki uyuma dışında sürekli bilgisayarın başında oturan bir forumcunun herşeyi beğenmesi ve alıp götürmesinden nefret ettiğimi söylemeliyim
Eleştirilerin bir bölümüne katılmakla beraber siteye katkıda bulunan arkadaşların özverisinin gözardı edilerek yıpratılmasına çok üzüldüm.
Türk şiirinin sayısız tartışılacak konusu varken kişisel, saçma sapan duyarlılıklarla boşuna yazışma yapılmamalıdır.
Sevgili Ekin söylemlerinde çelişki var . Umarım yaptığın hatayı düzeltme şansın olur.Umarım birileri de birgün sana bukadar acımasız davranmaz.
emre gümüşdoğan
30-08-2006, 11:24
Sn Ekin,
Kabul etmek gerekir ki her iletinizle sitede gündemi belirleyen oldunuz.
Eleştiriler nihayetinde sizin görüşünüz, diğer üyeler paylaşabilir, paylaşmayabilir ama gerekli olandı.
En çok tartışılan da kullanıcı adıyla girmeniz, gerçek kimliğinizi saklı tutmanız oldu.
Ben, şahsıma ve site geneline yönelttiğiniz eleştirilerde, söyleyenin kimliğinden çok söylenenlerin, haklılık paylarına, eleştirilerin niteliğine baktım. Kimin söylediği değil, eleştirinin haklı olup olmadığını önemsedim.
Büyümenin sancılarını yaşıyoruz. Aile işletmesinden holdingleşmeye geçiş gibi diyelim.
Bir de söyleminizdeki sertlik dikkat çekti. Katı, acımasız bir üslubunuz var. Hakaret ve küfür içermediği sürece ne yazacağınıza ve nasıl yazacağınıza elbette siz karar vereceksiniz.
Eleştiri etiğinin oluşması, düzeyli eleştirilerle yol gösterici olunmasını diliyorum.
Haklılık payınız olmakla birlikte, eleştirilerinizde katılmadığım noktaları belirteyim.
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
İlki insan faktörü.
Forum, bir işlik olarak tasarlandı. Birlikte çalışan, üreten ve paylaşan insanların yakınlaşmaları, merhabalaşmaları, zaman zaman şakalaşmalarının ne sakıncası olabilir ki… Gülümseyen bir yüzden zarar gelmez.
Bazı başlıkların kaldırılmasını tartışıyoruz, bazı başlıkların içeriğinin ciddileşmesini istiyoruz. Başlıktan çok içinde yazılı olanlar önemli değil mi?
ŞİİRTÜVEN kişiye özel bir başlık. Siz adını sevmeyebilirsiniz ama secimi tasarrufu kişiye ait bir bölümde yer alan başlığın kaldırılması mümkün değil. Kaldı ki benim ve çok sayıda kişinin beğendiği bir başlık. Şiiri sevdirdiğine ve şiir yazımında örnek olduğuna inanıyorum.
İkincisi sitenin yapısı,
Şiirakademisi dört ana bölümden oluşuyor. Ana sayfa, yazarlar, dergi, forum.
Yazarlar, dergi (DEM) ve anasayfa kısmı oldukça titiz hazırlanıyor. Sadece nitelikli ürünlere yer veriliyor. Forum ise yukarıda belirttiğim gibi işlik, usta yazarlarla yazmaya hevesli kişilerin buluşacağı, bilgi ve birikimini paylaşacağı bir bölüm. Bu bölüme katılanların çoğunluğunun iyi bir yazar olma, şair olma iddiası yok sanıyorum. Foruma katılan kişilere nitelikli şiiri örnekleri sunmamız, şiir bilgi ve birikimlerini geliştirmemiz, bir avuç şiir sever sayısını iki avuç şiir sever ve nitelikli okura çıkarmamız hedeflendi.
İnsanları burada uzaklaştırarak bu hedefe nasıl varırız. Onları kazanarak, onları dışlamayarak, onlarla paylaşarak…
Forumun güleç yüzünü resmileştirirsek fazla bir şey kazanmayız. Orta yolu bulmalıyız. Daha nitelikli yazmaya, daha iyi eleştirmeye, beğeni düzeylerini yükseltmeye çalışmalıyız.
Boğaz köprüsüne karşı çıktığımız günlerde Zap suyuna köprü istemiştik. Bana onu çağrıştırdı Dicle kıyısında şiir günleri düzenleme isteğiniz. Hazro’da da da, Silvan’n Dağcılar (Cumat) köyünde de şiir günleri düzenlenmeli, şiirleri Nawdeşt yaylasının anemonları ile buluşturmamız gerek.. Ama zamanla…
Site holdingleşse de biz bir aileyiz…
yılmaz arslan
31-08-2006, 11:39
Şimdi burada önüne gelen, ağzına gelen saçmalığı, edebine kitabına uydurarakeleştiri adı altında yayımlarsa,eleştirel bir iş mi yapılmış olacak?
" Şiirtüven Ezgileri " adının, Sayın Ahmet Uysal tarafından, bir başka Balıkesirli şair Mustafa Seyit Sutüven' e bir nev' i gönderi ve selam olduğunu bilmeden zırvalamaya kalkmanın edebiyat tarihinden 100 yıl götüreceğini anlamayan aklı neden dinleyelim ki burada. O zaman Sutüven soyadını da değiştirtsin Sayın Ekin nam şahıs; ve M. S. Sutüven' i mezarında yatay durumdan dikey duruma geçirtsin. " Amatör Fotoğraflar" köşesine yapılan eleştirinin; " Tükürürüm böyle sanata!" veya " Ne mozaiği ulan! " diyen bakıştan farkını söyler misisniz bana? Karga fotoğraflarıymış!?
Mustafa Fırat
31-08-2006, 13:40
Sevgili Yılmaz Arslan boşuna kendini ve zamanını yorma bu ekin adlı şahs-ı muhterem daha neyin ne olduğunu idrak etmiş biri değil ki!Bunca "şey"in üstüne gündemi meşgul ediyor işte...
Son cümle: "Biz haz dedik hep; onlar harp!"
Sevgim ve saygımla daima...
ibuyukcebeci
04-09-2006, 21:05
KOD ADI "EKİN",
(DIŞARDAN BAKINCA) ABDULLAH ŞEVKİ Mİ?
"......... Geleceğinestetiğinin etik olduğunu bellemişsek eğer, edebiyatın da bir kayıbı olmayacaktır..."
pasabagi (vahdettin yılmaz) 01.09.2006
Sayın Abdullah Şevki'nin Ankara'da çıkan Damar Dergisi'nin temmuz ve ağustos sayılarında yayımlanan yazılarını okuyunca çok şaşırdım. Çünkü yazdıklarınınbir bölümü, forumda "ekin" kod adıyla yazan kişinin yazdıklarıyla neredeyse aynıydı. Üslup ve söylem öylesine benzeşki. Dergidekilerdaha yumuşak,birazdaha usturuplu.
Yazarın saptamalarında doğruları da olmakla birlikte; şiirde(yazında) yerel/ulusal basamağını âdeta atlayarak, globalleşmenin rüzgârıyla evrensele koşma. Gökten zembille inip, küreselleşmenin kucağına oturmak. Özellikle 80'lerdenbaşlayarak piyasanın allayıp pulladığı, pompaladığı Amerikan destekli, intihalci romancıları (Ahmet Altan, Orhan Pamuk, Elif Şafak... gibi) iyi inceleyelim. Örneğin O. Pamuk'un "Beyaz Kale" kitabını, kimden, nasıl aparttığını, edebiyat dergilerinden araştıralım. Genç okurların -ne hikmetse- Orhan Kemal'i, Yaşar Kemal'i, Kemal Tahir'i, Leylâ Erbil'i, daha yenilerden H.Ali Toptaş'ı okumadan yukarda adını andığım popüler kılınan adlara yönelmelerini düşünmenizi isterim. Bir lise öğrencisinin, daha S.Ali ya da S.Faik'ten tek bir kitap bile okumamışken; fuarda O.Pamuk'un (muhtemelen 20 sayfa sonra bırakacağı) kitabını aramasını. Çünkü eserin değil, yazarın gündeme oturtulması. Magazin boyutlarıyla. Çünkü "cilalı sanat devri." Bir de eleştirmenimizin, köylüyü küçültücü, incitici tutumundaki hastalıklı ısrarını, anlamak zor.
Eleştireceğimizunsur köylü değil. Köylülük olmalı.Toptancı bir yargı değil. Köylülüğün olumsuz tarafları. Feodalitenin acımasız yönleri. Öte yandankadın tarlada çalışırken, erkeğin kahvede pişti oynaması. Kız-erkek evlat ayrımı, vb.
Köylülüğe en keskin eleştiriyi -şair olarak- sevgili Şükrü Erbaş yapmıştı, 90'lı yıllarda. Büyük tartışmalar yaratan "Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?" şiirini, ben hep "Köylülüğü Niçin Öldürmeliyiz?" diye okumuşumdur. Önemli bir şiirdi. Ayakları yere basan. Bizden bir şiir.
Bir Aziz Nesin yürekliliği bulmuşumdur o şiirinde Erbaş'ın. Ama Şükrü, hiçbir zaman "küçük köylü kurnazlıkları"na kaçmamıştır şiirinde. Sanalda kod adının ardına sığınıp, matbuatta gerçek adla yazmamıştır. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok şimdi. Ne demişti Ahmed Arif:"Erkekçe olsun isterim/ Dostluk da düşmanlık da."
Bir-iki ay önceki "zatturi" tartışmasında; Emre'nin foruma kattığı isimsiz iki iletide de aynı söylem vardı. Bana, "aslında o şair bile değil. Asıl onun gibi köylü şairleri öldürmek gerek!" gibi keskin, incitici ifadeler.
"şiirtüven ezgileri" adından nefret ediyorum. Bu saçma başlık kaldırılmalıdır. Bu başlık altında yayımlanan her şey sulu, köylüce ve arabesktir!
Önemli olan Kaz dağında değil -o da yapılmalı ama- HAZRO'da, Dicle kenarında şiir günleri düzenlemektir! Kaz dağında şiir okumaya, rakı içmeye ninem de gider!" (EKİN)
Ahmet Uysal'ın yazdıklarına "köylüce" diyen kalemşörün, yazdığı şiirleri -gerçekten- merak ediyorum. Çıtası nerede duruyor?
İnsanız. Zaaflarımızla... Köylü, kasabalı, şehirli. Bazen de "akrep gibi"yiz. Önemli olan: Küçük kurnazlıkları, ayak oyunlarını, kalleşlikleri, vefasızlığı bırakıp insan olmaya gayret etmek.
Bir semahın son dizeleriyle
selamlıyorum sizi:
"Eksiklik kendi özümde
Darına durmaya geldim"
(dar:darağacı)
***
YAZ VE EDEBİYAT
Abdullah Şevki
............ ......
Festivaller de ilginç, bir kiraz festivalinin arasına şiir yarışması da sıkıştırılabiliyor. Birkaç tanınmış şair ve yazar ağırlanıyor. Yöre halkı kültürle tanıştırılıyor. Okumaya önemli etkisi olmuyor bu tür etkinliklerin. İstatistikler ortada. Yani okuyan yurttaş sayısı artmıyor. Nedense festivallerin çoğu batı bölgemizdeki turistik yörelerde yapılıyor. Hazro'da şiir festivali düzenleyen çıkmıyor örneğin... Daha çok halka değil de şairlerin birbirine şiir okuyup içki içtikleri Diyonizyak öykünmeli festivaller; ikinci sınıf, özensiz, sıradan şiirlerin değerlendirildiği, eş dostların kazandığı yarışmalar... Sanat ve kültür doğuya gitmeli asıl. Oradakilerin de sanata, kültüre gereksinimi var. Daha doğrusu açlığı! Yazın İstanbul'da, Emirgan'da, Nedim, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Bodrum'da Cevat Şakir anılsın ama Dicle kıyılarında da şiirler okunsun. Edebiyatın tatile çıkarıldığı bir yaz mevsimini istemiyorum.İçimizdeki edebi coşku yaz mevsiminde de sürsün; edebiyat dergileri sararmasın raflarda. Edebiyat tatile çıkmasın. Kültürü, sanatı bekletecek kadar geniş zamanlarımız yok çünkü. "
Damar Dergisi,185.sayı (Ağustos 2006, sf.59)
Meraklısına Not: Yukardaki alıntı, yazının dörtte biridir.
İlhan Büyükcebeci
M.Burak Sezer
04-09-2006, 21:14
Hazro'da şiir festivali düzenleyen çıkmıyor örneğin... Daha çok halka değil de şairlerin birbirine şiir okuyup içki içtikleri Diyonizyak öykünmeli festivaller; ikinci sınıf, özensiz, sıradan şiirlerin değerlendirildiği, eş dostların kazandığı yarışmalar... Sanat ve kültür doğuya gitmeli asıl. Oradakilerin de sanata, kültüre gereksinimi var. Daha doğrusu açlığı! Yazın İstanbul'da, Emirgan'da, Nedim, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Bodrum'da Cevat Şakir anılsın ama Dicle kıyılarında da şiirler okunsun. Edebiyatın tatile çıkarıldığı bir yaz mevsimini istemiyorum.İçimizdeki edebi coşku yaz mevsiminde de sürsün; edebiyat dergileri sararmasın raflarda. Edebiyat tatile çıkmasın. Kültürü, sanatı bekletecek kadar geniş zamanlarımız yok çünkü. "
Damar Dergisi,185.sayı (Ağustos 2006, sf.59)
katilmamak elde degil.
Bir okur olarak aşağıdaki eleştirilerimi yönetime bildirmeyi gerekli gördüm:
Şiir Akademisi’nin çalışmalarının dürüstçe eleştirilmesi, bunun belirli dönemlerde üyeler tarafından nezaket sınırları içinde kalınarak yapılması kanımca çok yararlı olacaktır. Bir nesnel eleştiri mekanizması işletilmelidir. Bunun için e-mail gönderilecek ayrı bir “eleştiriler bölümü” de açılabilir.
Dışardan izlediğim kadarıyla, Akademi’nin, çizgisinin tam belirlenerek ilkeler doğrultusunda hareket edildiği, nesnel, yansız yönetimde bulunulduğu ölçüde aksaksız bir şiir ve edebiyat hizmeti verilebileceği, asıl amaca ulaşılacağı ve bunun ülke edebiyatına yararlı olacağını düşünüyorum. Akademi sanal dünyada, kimi eksiklikleri giderildiğinde, en iyi edebiyat hizmeti veren site haline gelebilecektir.
Yönetim, öncelikle, üyelerin tepkisinden, eleştirisinden çekinmemeli iyi şiir ve edebiyat uğruna gerekli yönetsel, düzenleyici, düzeltici refleksleri ivedilikle gösterebilmelidir.
Akademinin çalışmalarına edebiyatı, daha çok da şiiri gerçekten seven kişiler katılmalıdır! Doğrudan siyaset, basit siyasi propaganda yapılamamalıdır! Militan ile şair, okur, edebiyatsever ayrılmalıdır. Siyaset yapan için uygun siteler vardır.
Kendine arkadaş, dost arayan, ona buna sevgi, selam gönderen, her şeyi beğenen bazı üyelerin ciddi çalışmalar yapmayacaklarsa Akademi’de bulunup özellikle forumu meşgul etmeleri anlamsız ve komiktir.
Forum ürün paylaşımı ve kültürel tartışma alanı olmalıdır! Değişik amaçlı bazı üyeler bunu anlamamakta, kendine göre başka balıklar yakalamak için olta sarkıtmaktadır. Bir kısım deneyimli şairler de dahiyane yorumlarını sergilemek için nazlanmamalıdır. Bilgiyi mezara götürmek kimseye yarar sağlamaz. Yaşam kısadır. Yetenekli gençlere ışık tutulmalıdır.
Forumda daha önce başkalarının da değindiği gibi amatör fotoğraflara yer verilmesi gereksizdir. Kimsenin kapıdan giren teyzelerin fotoğraflarını, sulanmış çiçeklerin yakın plan fotoğraflarını, bilinen yerlerin resimlerini, martı, amatör balıkçı, ev, arsa, göl, gün batımı, karga fotoğraflarını seyretmekte bir yararı yoktur. Bu fotoğrafları bütün öğrenciler, emekliler çekebilir. Sanat yapmak ve sanatçı olmak özgün olanı bulabilmek ve ortaya çıkartmaktır. Fotoğraf çeken arkadaşların kendilerini geliştirmeleri, daha çok kitap okumaları ve fotoğraf çekmek için ilginç yerlere giderek para ve zaman harcamaları gerekir. Yayınlanan fotoğrafların hepsi kötüdür ve asla sanat değeri yoktur! Forumdaki amatör fotoğrafçıların site ile ilişkileri kesilmeli ya da fotoğrafları yayımlanmamalıdır. Bir fotoğraf yerine kaç şiir yayımlanabilir... Böylesi bir uygulamada genel ve ekonomik yararlar vardır. Yönetim kendiliğinden bu önlemleri alabilmelidir.
Yönetim esnekçe davranarak forum şiirlerini de gözden geçirip eleyebilir. Özellikle martılara simit atma varyasyonlu dizeleri olanlarını... Asıl sorun şudur: Site nitelikli olacak ve çıtayı sürekli yükseltecek midir? Buna destek olunacak mıdır? Üyelerin çoğu, şarkılarla, türkülerle, manilerle bayağılığa pirim vermektedir. Yönetim iyi olanları sürdürmeli, bayağılaşma ve kötüleşmeye kesinlikle izin vermemelidir. Manibahçe, şarkı, türkü gibi ortamlar kaldırılmalıdır. Sabah akşam selamlaşmaları saçmadır. Omurilik soğanı ile düşündüğünü sandığım, herkese sevgiler gönderen, pasif agresiv ruhsal sorunları olduğunu düşündüğüm, belki uyuma dışında sürekli bilgisayarın başında oturan bir forumcunun herşeyi beğenmesi ve alıp götürmesinden nefret ettiğimi söylemeliyim. Yönetim şiir açısından işlevsiz bu tür canlılara izin vermemelidir. Bu kişilerin şiire, edebiyata yararı nedir?
Üyeler, nezaket kuralları çerçevesinde, küfür etmeden birbirini eleştirebilmeli, herşeyi beğenmek zorunda olduklarını düşünmemelidir. Türk şiirinin sayısız tartışılacak konusu varken kişisel, saçma sapan duyarlılıklarla boşuna yazışma yapılmamalıdır. Deneyimli şairler satır aralarında saygı sevgi isteme huyundan vazgeçmelidir. Madem foruma giriyorsun oradaki her şeyi kabul etmelisin! Kırılma, darılma olmamalıdır. Ayrıca, birbirini çok sevenler başka bir biçimde buluşmalı ve hasretlerini gidermelidir. Bu kişiler Şiir Akademisi olmasaydı ne yapacaklardı onu bilmek isterdim doğrusu...
Şiir Akademisi Ana Sayfasında sürekli olarak 2005 Şiir Yıllığı hazırlama duyurusunun tutulması anlamsızdır. Bu konuda açıklama yapılmalı, bir çalışma yoksa 2007 yılına birkaç ay kaldığından bu garip duyuru kaldırılmalıdır. Ana sayfada yayımlanan güzel tabloların kimin, kimlerin olduğu altlarına yazılmalıdır. Bu resimler daha da zenginleştirilmelidir.
DEM Dergisinin yazıları ve yazarlar kadrosunun girdikleri yazıların içeriğine değin başlıklar gizliymiş gibi tutulmamalı herkesin hemen ulaşabileceği, göreceği biçimde ana sayfada listelenmelidir. Bu konuda ana sayfanın sol tarafından daha etkin yararlanılabilir. İşlevsiz butonlar işlevli duruma getirilebilir. Başlıktaki duyurulardan zamanı geçenler derhal kaldırılmalıdır. Ciddiyet önemlidir. Ana sayfanın bazı bölümleri yeniden düzenlenebilir. Yazarların akan fotoğraflarına gerek olmadığı, isteyenin “yazarlar” bölümünden yazarların suretlerine bakabileceği de düşünülmelidir. Önemli olan yazar, şair değil; ürünüdür.DEM dergisi kesinlikle bir biçimde daha da öne çıkarılmalıdır!
Forumda çok iyi şiir yazdığını kanıtlamak için art arda örnekler yayımlayan erkek şairlerin, bu olanağı çoğaltmak amacıyla kadın adlarıyla da şiir girmesi önlenmelidir. Her şairin tek adla forumda şiir yayımlamasının biz okurların izlemesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. İyi şiir yazdığını kanıtlamak için çırpınan bu şairler anlaşılmaktadır.
“Şiirtüven Ezgileri” adından nefret ediyorum. Bu saçma başlık kaldırılmalıdır. Bu başlık altında yayımlanan her şey sulu, köylüce ve arabesktir! Sözümona Yunani sözcükler içeren şiirlerin hepsi tıkanmadan dolayı böyle yazılmaktadır. Çünkü tıkanan her şair bu ülkede önce mitoloji, sonra mistisizme sığınır! Şiir sapına kadar Türkçe olmalıdır! Bir şey üretilemiyorsa beklenmelidir. Kimse iki günde bir şiir yazmak zorunda olmamalıdır. Bazı şairlerin duygusal olarak bağlandıkları başka yazarlara sulu methiyeler düzmeleri biz okurları ilgilendirmemektedir. Güzel, etkili özgün şiirler yazmak önemlidir. Bunun dışındaki kişisel ilişkilerini, sevgilerini şair kendinde saklamalıdır. Bunların paylaşmakla ilgisi yoktur. Durup dururken duygusallaşan iyi insan aslında “saf” insandır. Forumda kişisel ilgi ve pohpohlanmaya muhtaç şairler vardır. Önemli olan Kaz dağında değil- o da yapılmalı ama- HAZRO’da, Dicle kenarında şiir günleri düzenlemektir! Kaz dağında şiir okumaya, rakı içmeye ninem de gider! Bu öyle fazla övünülecek, günlerce yazısı yazılacak bir şey değildir. Yönetim bu konularda nesnel ve duyarlı olabilmelidir.
Sevgiler sunar, iyi çalışmalar dilerim.
HIMM. DIŞARDAN BAKINCA BÖYLE GÖRÜNÜYOR DEMEK..smileys/smiley5.gif
FulyaÇelikbilek
23-09-2006, 14:38
"Dışardan izlediğim kadarıyla, Akademi’nin, çizgisinin tam belirlenerek ilkeler doğrultusunda hareket edildiği, nesnel, yansız yönetimde bulunulduğu ölçüde aksaksız bir şiir ve edebiyat hizmeti verilebileceği, asıl amaca ulaşılacağı ve bunun ülke edebiyatına yararlı olacağını düşünüyorum. Akademi sanal dünyada, kimi eksiklikleri giderildiğinde, en iyi edebiyat hizmeti veren site haline gelebilecektir. „<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
„Akademinin çalışmalarına edebiyatı, daha çok da şiiri gerçekten seven kişiler katılmalıdır! Doğrudan siyaset, basit siyasi propaganda yapılamamalıdır! Militan ile şair, okur, edebiyatsever ayrılmalıdır. Siyaset yapan için uygun siteler vardır. „
„Kendine arkadaş, dost arayan, ona buna sevgi, selam gönderen, her şeyi beğenen bazı üyelerin ciddi çalışmalar yapmayacaklarsa Akademi’de bulunup özellikle forumu meşgul etmeleri anlamsız ve komiktir. „
„Forum ürün paylaşımı ve kültürel tartışma alanı olmalıdır!“
„Bilgiyi mezara götürmek kimseye yarar sağlamaz. Yaşam kısadır. Yetenekli gençlere ışık tutulmalıdır“
„Üyeler, nezaket kuralları çerçevesinde, küfür etmeden birbirini eleştirebilmeli, herşeyi beğenmek zorunda olduklarını düşünmemelidir.“
„Forumda çok iyi şiir yazdığını kanıtlamak için art arda örnekler yayımlayan erkek şairlerin, bu olanağı çoğaltmak amacıyla kadın adlarıyla da şiir girmesi önlenmelidir. Her şairin tek adla forumda şiir yayımlamasının biz okurların izlemesini kolaylaştıracağı düşünülmektedir.“
Simdilik ,yukarida sevgili Ekin`nin düsüncelerinde de belirtigi gibi, yazilanlara uydugunuz takdirde yüzünüzü asmaniza luzum kalmiyor sevgili zamir...
Zeki Çalar
23-09-2006, 17:22
Takma adla yazsa da, Ekin'in yazılarını özledim doğrusu. Ekin nerede? Neden yazmıyor?
ahmet gök
23-09-2006, 17:41
Bazen içerden de bakmak gerekir.
FulyaÇelikbilek
23-09-2006, 18:31
"Bazen içerden de bakmak gerekir. "
Katiliyorum sevgili ahmet Gök`e...
Bu ara fazla elestirecek konu olmadigi icin belkide yazmiyor...Yakinda gelir sevgili Zeki calar... Özleminizi giderirsiniz...Edited by: FulyaÇelikbilek
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2006-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.