Öznur Özkaya
13-11-2008, 18:05
<?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /></V:STROKE></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:F></V:ULAS></V:PATH><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:LOCK aspectratio="t" v:ext="edit"></O:LOCK></V:SHAPE></V:></V:SHAPE><O:P></O:P>
<O:P></O:P>
Amy Lowell
1874–1925<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
İmgeci Amerikan şair Amy Lowell büyük başarılara imzasını atmış önemli bir kadın şairdir. Entellektüel bir ailenin çocuğu olarak sofistike ve edebi bir çevrede Brookline / Massachusetts’te dünyaya geldi. Şiirde kariyeri 1902’de dönemin ünlü aktrislerinden Eleonora Duse’yi ilk kez sahnede gördüğünde başladı. Yalnızca birkaç kez görüşmüş olsalar da Lowell’ın şiirlerine uzunca bir süre esin kaynağı olmuştur Duse.1909’da tanışıp 1925’e yani Lowell’ın ölümüne dek ise Ada Russell Lowell’ın sevgilisi olmuştur. Lowell’ın özellikle Ada için yazdığı şiirler başlarda lezbiyen kimliğini fark ettirmedi ama “Pictures of the Floating World” adlı eserinde yer alan Ada için yazılmış şiirler çok daha erotikti. Beraberliklerinin onuncu yıldönümünü kutlamak için ise Decade (On Yıl)’ı kaleme aldı. Şiirin yanı sıra pek çok makaleye ve biyografiye de imza attı. Dönemin eleştirmenleri şiirilerin edebi yönünü irdelemektense Lowell’ın erkek T-Shirtleri giymesi, sigara içip erkek davranışları sergilemesiyle ilgilendiler. Ve hatta fazla kilolarının bile seksüel açıdan ön yargı oluşturduğu edebiyat çevresinde ne yazık ki hak ettiği değeri belki de görememişti Lowell.”What’s O’clock” adlı kitabı ölümünden bir yıl sonra 1926’da Pulitzer Ödülü’ne layık görüldü.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">TAKSİ<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Senden uzaklaştığımda<O:P></O:P>
Ölüm tamtamlarını çalıyor dünya.<O:P></O:P>
Ayarı kaçmış bir davulla<O:P></O:P>
Işıldayan yıldızlara bakıp sesleniyorum sana<O:P></O:P>
Ve çığlık atıyorum rüzgârın ardından <O:P></O:P>
Caddeler geçiyor hızla<O:P></O:P>
Biri diğerinin ardı sıra<O:P></O:P>
Ayırıyor senden beni<O:P></O:P>
Öyle acıtıyor ki sokak lambaları gözlerimi<O:P></O:P>
Göremiyorum artık suretini<O:P></O:P>
Neden ayrılmalıyım senden?<O:P></O:P>
Gecenin bıçaklarıyla yaralamak için mi kendimi?<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ON YIL<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Geldiğinde kırmızı şarap ve bal gibiydin,<O:P></O:P>
Yaktın tadınla dilimi damağımı<O:P></O:P>
Şimdi sabah yeni çıkmış ekmek gibisin,<O:P></O:P>
Yumuşak ve kendi halinde. <O:P></O:P>
Kokunu bildiğimden pek de tadamıyorum<O:P></O:P>
Belki de yeterince tattım seni.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">PERDE ARASI<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Vanilyalı kekleri pişirsem<O:P></O:P>
Rendelesem bademleri üstlerine;<O:P></O:P>
Çileklerden yeşil çelenkleri ayıklayıp<O:P></O:P>
Soysam onları mavi-sarı tabaklarda<O:P></O:P>
Diktiğim giysiyi düzeltsem<O:P></O:P>
Ya sonra? Ne olacak?<O:P></O:P>
Yarın da aynı bugünle:<O:P></O:P>
Kekler ve çilekler,<O:P></O:P>
İğneler elbiselerde.<O:P></O:P>
Güneş güzelse tuğlada ve kalayda,<O:P></O:P>
Ay ne kadar daha güzel olur,<O:P></O:P>
Erik ağacının ihtiyar dalları aşağı sarkarken.<O:P></O:P>
Ay,<O:P></O:P>
Lale yataklarını dalgalandırıyor;<O:P></O:P>
Ay,<O:P></O:P>
Hala,<O:P></O:P>
Cemalinde.<O:P></O:P>
Şavkıyorsun, Sevgilim,<O:P></O:P>
Sen ve ay.<O:P></O:P>
Bilmiyorum hanginiz yansıma.<O:P></O:P>
Saat on biri vuruyor.<O:P></O:P>
Kapıyı çarpıp kilitlediğimizde,<O:P></O:P>
Daha da kararacak gece.<O:P></O:P>
Dışarıda.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">AY IŞIĞINDA BAHÇE<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Siyah bir kedi <O:P></O:P>
Güllerin, alev çiçeklerinin, buğulu leylakların arasında<O:P></O:P>
Vanilya çiçekleri ile gece amberlerinin tatlı kokuları.<O:P></O:P>
Bahçe çok sessiz,<O:P></O:P>
Ay ışığıyla büyüleniyor,<O:P></O:P>
Güzel ıtırdan memnun,<O:P></O:P>
Kıvrık haşhaşların afyon rüyasını düşleyen.<O:P></O:P>
Ateş böcekleri bir ışıldıyor bir kayboluyor<O:P></O:P>
Altın ateşin sürgünleri kadar yüce<O:P></O:P>
Ayaklarımdaki tatlı hezaren çiçekleri gibi<O:P></O:P>
Yapraklar ve sarmaşıklar üzerinde titreyen ay ışığı<O:P></O:P>
Kartopu yataklarında ay vurgunları<O:P></O:P>
Yalnız kadınların ufak yüzlerindeki füsun <O:P></O:P>
Ve güller arasını kendine yatak belleyen <O:P></O:P>
Dalları sallayıp işaretli patikayı bozan, <O:P></O:P>
Yalnız yaprağın düşüşüyle kırılan su gibi<O:P></O:P>
Sen geldin sonra<O:P></O:P>
Bahçe kadar sakindin,<O:P></O:P>
Hezaren çiçekleri kadar beyaz<O:P></O:P>
Ateş böceklerinin sessiz kıvılcımları kadar güzel,<O:P></O:P>
Ah! Sevgilim görüyor musun portakal rengi leylakları?<O:P></O:P>
Annemi tanıyorlar<O:P></O:P>
Ancak ben gittiğimde anlayacaklar <O:P></O:P>
Kimin bana ait olduğunu.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P>çeviri: öznur özkaya</O:P>Edited by: Öznur Özkaya
<O:P></O:P>
Amy Lowell
1874–1925<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
İmgeci Amerikan şair Amy Lowell büyük başarılara imzasını atmış önemli bir kadın şairdir. Entellektüel bir ailenin çocuğu olarak sofistike ve edebi bir çevrede Brookline / Massachusetts’te dünyaya geldi. Şiirde kariyeri 1902’de dönemin ünlü aktrislerinden Eleonora Duse’yi ilk kez sahnede gördüğünde başladı. Yalnızca birkaç kez görüşmüş olsalar da Lowell’ın şiirlerine uzunca bir süre esin kaynağı olmuştur Duse.1909’da tanışıp 1925’e yani Lowell’ın ölümüne dek ise Ada Russell Lowell’ın sevgilisi olmuştur. Lowell’ın özellikle Ada için yazdığı şiirler başlarda lezbiyen kimliğini fark ettirmedi ama “Pictures of the Floating World” adlı eserinde yer alan Ada için yazılmış şiirler çok daha erotikti. Beraberliklerinin onuncu yıldönümünü kutlamak için ise Decade (On Yıl)’ı kaleme aldı. Şiirin yanı sıra pek çok makaleye ve biyografiye de imza attı. Dönemin eleştirmenleri şiirilerin edebi yönünü irdelemektense Lowell’ın erkek T-Shirtleri giymesi, sigara içip erkek davranışları sergilemesiyle ilgilendiler. Ve hatta fazla kilolarının bile seksüel açıdan ön yargı oluşturduğu edebiyat çevresinde ne yazık ki hak ettiği değeri belki de görememişti Lowell.”What’s O’clock” adlı kitabı ölümünden bir yıl sonra 1926’da Pulitzer Ödülü’ne layık görüldü.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><O:P></O:P>[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">TAKSİ<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Senden uzaklaştığımda<O:P></O:P>
Ölüm tamtamlarını çalıyor dünya.<O:P></O:P>
Ayarı kaçmış bir davulla<O:P></O:P>
Işıldayan yıldızlara bakıp sesleniyorum sana<O:P></O:P>
Ve çığlık atıyorum rüzgârın ardından <O:P></O:P>
Caddeler geçiyor hızla<O:P></O:P>
Biri diğerinin ardı sıra<O:P></O:P>
Ayırıyor senden beni<O:P></O:P>
Öyle acıtıyor ki sokak lambaları gözlerimi<O:P></O:P>
Göremiyorum artık suretini<O:P></O:P>
Neden ayrılmalıyım senden?<O:P></O:P>
Gecenin bıçaklarıyla yaralamak için mi kendimi?<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ON YIL<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Geldiğinde kırmızı şarap ve bal gibiydin,<O:P></O:P>
Yaktın tadınla dilimi damağımı<O:P></O:P>
Şimdi sabah yeni çıkmış ekmek gibisin,<O:P></O:P>
Yumuşak ve kendi halinde. <O:P></O:P>
Kokunu bildiğimden pek de tadamıyorum<O:P></O:P>
Belki de yeterince tattım seni.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">PERDE ARASI<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Vanilyalı kekleri pişirsem<O:P></O:P>
Rendelesem bademleri üstlerine;<O:P></O:P>
Çileklerden yeşil çelenkleri ayıklayıp<O:P></O:P>
Soysam onları mavi-sarı tabaklarda<O:P></O:P>
Diktiğim giysiyi düzeltsem<O:P></O:P>
Ya sonra? Ne olacak?<O:P></O:P>
Yarın da aynı bugünle:<O:P></O:P>
Kekler ve çilekler,<O:P></O:P>
İğneler elbiselerde.<O:P></O:P>
Güneş güzelse tuğlada ve kalayda,<O:P></O:P>
Ay ne kadar daha güzel olur,<O:P></O:P>
Erik ağacının ihtiyar dalları aşağı sarkarken.<O:P></O:P>
Ay,<O:P></O:P>
Lale yataklarını dalgalandırıyor;<O:P></O:P>
Ay,<O:P></O:P>
Hala,<O:P></O:P>
Cemalinde.<O:P></O:P>
Şavkıyorsun, Sevgilim,<O:P></O:P>
Sen ve ay.<O:P></O:P>
Bilmiyorum hanginiz yansıma.<O:P></O:P>
Saat on biri vuruyor.<O:P></O:P>
Kapıyı çarpıp kilitlediğimizde,<O:P></O:P>
Daha da kararacak gece.<O:P></O:P>
Dışarıda.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">AY IŞIĞINDA BAHÇE<O:P></O:P>[/B]
<O:P></O:P>
Siyah bir kedi <O:P></O:P>
Güllerin, alev çiçeklerinin, buğulu leylakların arasında<O:P></O:P>
Vanilya çiçekleri ile gece amberlerinin tatlı kokuları.<O:P></O:P>
Bahçe çok sessiz,<O:P></O:P>
Ay ışığıyla büyüleniyor,<O:P></O:P>
Güzel ıtırdan memnun,<O:P></O:P>
Kıvrık haşhaşların afyon rüyasını düşleyen.<O:P></O:P>
Ateş böcekleri bir ışıldıyor bir kayboluyor<O:P></O:P>
Altın ateşin sürgünleri kadar yüce<O:P></O:P>
Ayaklarımdaki tatlı hezaren çiçekleri gibi<O:P></O:P>
Yapraklar ve sarmaşıklar üzerinde titreyen ay ışığı<O:P></O:P>
Kartopu yataklarında ay vurgunları<O:P></O:P>
Yalnız kadınların ufak yüzlerindeki füsun <O:P></O:P>
Ve güller arasını kendine yatak belleyen <O:P></O:P>
Dalları sallayıp işaretli patikayı bozan, <O:P></O:P>
Yalnız yaprağın düşüşüyle kırılan su gibi<O:P></O:P>
Sen geldin sonra<O:P></O:P>
Bahçe kadar sakindin,<O:P></O:P>
Hezaren çiçekleri kadar beyaz<O:P></O:P>
Ateş böceklerinin sessiz kıvılcımları kadar güzel,<O:P></O:P>
Ah! Sevgilim görüyor musun portakal rengi leylakları?<O:P></O:P>
Annemi tanıyorlar<O:P></O:P>
Ancak ben gittiğimde anlayacaklar <O:P></O:P>
Kimin bana ait olduğunu.<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P>çeviri: öznur özkaya</O:P>Edited by: Öznur Özkaya