PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Halil Nihat Yıldız'a açık mektup.


emre gümüşdoğan
30-06-2008, 15:41
Halil Nihat Yıldız’a açık mektup.
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:P></O:P>
Latife Tekin’e Karabük’te yapılan saygısızlık olayında Hüseyin Eren’in* tutumunu anladık. Çünkü bu zihniyetin sanata bakışını, “sanatın içine tükürmelerinden”, sanatçıya yaklaşımlarını Madımak kıyımını yapan katillerin avukatlığını yapmalarından biliyorduk. Yadırgamadık. Yazarlarımız ve halkımız Hüseyin Eren’in provokasyonuna gelmemiş, ikinci bir Madımak olayı yaşanmamıştır.<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
Ancak Karabük Kültür Sanat Derneği Başkanı Halil Nihat Yıldız’ın olay sırasında ve sonrasındaki tutumunu, sözlerini anlamakta zorlandık. Bu nedenle buradan kendisine seslenerek kafalarımızdaki soru işaretlerini kaldırmasını bekliyoruz.
<O:P></O:P>
Halil Nihat Yıldız,
Olaydan sonra basına verdiğiniz demeçte, Latife Tekin’i sizin davet ettiğiniz ve konuşmasını yadırgadığınız, mahcup olduğunuz yer aldı.

Latife Tekin’i davet etmişsiniz, ne güzel. Davet ettiğiniz zaman Latife Tekin’in muhalif bir yazar olduğunu bilmiyor muydunuz? Onurlu bir yazar olarak orada kendi düşüncesini açıklayacağını bilmeden mi çağırdınız? Eğer bilmiyordum diyorsanız, bu ne cehalet demek hakkımız var mı? Bilerek davet ettinizse neden görüşlerini söylemesi sizi mahcup etti, yadırgadınız?
<O:P></O:P>
Panel konusu ‘Kentleşme, Sanayi ve Edebiyat’. Sayın Latife Tekin’de bu bağlamda konuşmuş. Sanayinin temel girdisidir enerji. Bu nedenle enerji politikaları üzerine konuşmasını yadırgamanıza şaştım. Konu dışına çıkılmamış. O zaman geriye kalıyor konuşmasının muhalif olması. Panellerin ve benzer etkinliklerin amacı insanlara değişik görüşleri sunmak, yararlanılmasını sağlamak değil mi? Neden yadırgadınız, sizden farklı düşündüğü için mi mahcup oldunuz?
<O:P></O:P>
İktidarın enerji politikalarını över şekilde konuşsa yine yadırgayacak, siyaset yaptı diyecek miydiniz?
<O:P></O:P>
Misafirlik kavramını biliyor musunuz? Geleneklerimizde misafirlerin mal ve can güvenliği kadar özgürlüklerinin de konuk oldukları makamlara emanet olduğunu biliyor musunuz? Siz misafirinizin size emanet edilmiş değerlerine ihanet etmiş olmuyor musunuz?
<O:P></O:P>
Misafire saygı insani olduğu kadar İslami bir davranış biçimidir. Misafirinizin düşüncesine hoşgörü göstermeniz gerekmiyor muydu? , İslam’a göre misafirin kutsandığını biliyoruz. Bunun içindir ‘tanrı misafiri’ deyimi vardır bizde. –İslam’ı siyasallaştıran, siyasete ve ticarete alet edenler, İslamiyet’in pek çok değerini de aşındırdılar.-
<O:P></O:P>
İslam’ın ilk yıllarında Mekke Antlaşmasını imzalayan Muhammed – ki imzalarken peygamberlik unvanını anlaşmaya yazmamış sadece Muhammed olarak imzalamıştır.- Mekke’yi ve Mekke’deki kutsal yerlerin kullanımını putperestlerle ve diğer inançlarla paylaşmaya, kullanmaya hoşgörü içinde bakmışken, sizin başka düşüncelere inançlara karşı tepkiniz niye? Sizin gibi düşünmeyenleri yadırgayıp, kınıyor musunuz?
<O:P></O:P>
Sanat bağımsızdır. Sanatı iktidarların emrine verenler ona en büyük kötülüğü yapmış olurlar. Siz bu düşünceye katılıyor musunuz?
<O:P></O:P>
Yukarıda belirttiğimiz gibi malum zihniyetin sanata ve sanatçıya bakışını biliyoruz. Ucuz kasaba politikacılarını ve zübükleri de iyi tanıyoruz. Tanımadığımız, yanıldığımız bazı kasaba sanatçıları(!) Acaba kasabalarda sanatçı olmak için yerel otoritelerden icazet almak, onlara yağcılık yapmak zorunluluğu var mı?
<O:P></O:P>
At sineklerinin yaşam kalitesi, atların kıçında kalan bok artıklarıyla, ömürlerinin uzunluğu atın kuyruk darbesiyle sınırlıdır. Bu sözüme katılıyor musunuz?
<O:P></O:P>
Osmanlıda şairler iktidarları öven şiirler yazar, karşılığı bahşiş alırdı. Bu nedenle iktidarlara yalakalık eden bir güruh yetişmiş, tek tük yetişen hicivciler ise onurlarıyla asılmıştır. Bu doğrultuda sanatçı tanımına, anlayışına katılıyor musunuz?
<O:P></O:P>
Hüseyin Eren’e göre Latife Tekin, Abdullah Gül’e Abdullah Gül, Tayyib’e Tayip dediği için kişilere hakaret etmiş sayılıyor. Sizce kişilerin adını söyleme, hakaret kapsamına girer mi? **
<O:P></O:P>
Velev ki Latife Tekin’in konuşmasının suç olduğu, kişilere hakaret içerdiği kanaatine varıldı. (ki suç olduğuna yargı kurumları karar verme yetkisindedir) Bu durumda doğru olan, kaba davranmak, saygısızla yapmak yerine yargı gitmek değil mi?
<O:P></O:P>
Olay sonrası davranış ve açıklamalarınız edebiyat, sanat ve kültür çevrelerinin vicdanını rahatsız ettiğini biliyor musunuz, başta Latife Tekin olmak üzere aydınlara ve sanatçılara özür borçlu olduğunuzu farkettiniz mi? ***
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
(*)Hüseyin Eren dediğim için bu hitap şeklimi kendisine hakaret kabul eder mi?
(** )Can Yücel ağabey aleyhine açılan bir davada söylediği bir söz geldi aklıma. “Bizim memlekette göte göt derler hakim bey.”
(*** )Bu sorular siz kadar sizi Karabük Kültür Sanat Derneği’ne başkan olan kişilere de sorulmuştur.

Edited by: emre gümüşdoğan

yılmaz arslan
30-06-2008, 17:43
Halil Nihat Yıldız'ın babası İbrahim Yıldız ki, yıllarca Karabük'te, Emek Cephesi'nin tarafında, sendikayla, sol görüşlü dergi-gazetelerle ve toplumcu-gerçekçi şiirleriyle aydınlık bir düşüncenin taraflısı olarak mücadele vermiştir; nefesinin son anına kadar hem de: Bunları, Tay dergisinden,orada yazılanlardan,şiirlerinden ve İbrahim Yıldız'ın en yakın yazar-şair arkadaşlarının aktardıklarından da biliyoruz. Halil Nihat Yıldız sanatçı dostlarının, emek-halk cephesi, doğacı yönlü açıklamalar yapan bu sanat kalemlerinin ve onların düşüncelerinin yanında yer almalıydı. Bunu bırakıp, yaşadığı bölgenin insanlarına bile karşı cephe sayılabilecek AKP popülistlerinin yanında saf tutması nemenem bir şeydir? Doğruysa, çok çok yazık...Bundan sonra TAY dergisini yalnızca kendisi okuyacak demektir. Ya da bu işleri bırakıp belediyeciliğe başlamalı. Onları savunmayacaksan, neden çağırdın Karabük'e? Kötü mü demiş yani, doğayı tahrip eden delokalizasyon artığı santrallara, bu ölüm yuvalarına "lanet" demiş...haksız mı?

Karabüklü emekçi-sanatseven dostlarından ve orada yalnız bıraktığı davetli sanatçılardan özür dilemeli HNY. Hem de hemen...Peki, ya bu insanların orada başlarına bir şey gelseydi ne yapacaktı HNY?...Bir açıklama beklemek bizim elbette hakkımız. Bekliyoruz! Gazetede verdiği savlanan demeç gibi bir açıklama yapacaksa, onu da yapmasa daha iyi olur. Babasının adı var ardında çünkü!
Edited by: arslan yılmaz

vahdettinyılmaz
30-06-2008, 17:55
Sevgili dostlar,bir kaç gün sonra Sivas katilamını lanetlemek için sokaklara çıkacağız.
Günü gününe bu kadar mı çeker,dedirtiyor yaşanan bu olay.

Ama görüyorum ki,bu olayları hâlâ hafife alan insanlarımız var.

Yahu herif imkanını bulduğu an yine yakacak.

Ceplerindeki kibritlerin dermanı her geçen gün daha da koyulaşmıyor mu?

Su uyur,şeriatçılar ve yobazlar uyumaz.

yılmaz arslan
01-07-2008, 09:29
ONUR CAYMAZ YOLLAMIŞ...


<DIV id=EC_ygrp-mlmsg style="WIDTH: 655px">
<DIV id=EC_ygrp-msg style="PADDING-RIGHT: 25px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; WIDTH: 470px; PADDING-TOP: 0px; 1: ">
<DIV id=EC_ygrp-text>



<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0><T><T><T><T>
<T>
<TR>
<TD vAlign=top>



<DIV id=EC_ygrp-mlmsg style="WIDTH: 655px">
<DIV id=EC_ygrp-msg style="PADDING-RIGHT: 25px; PADDING-LEFT: 0px; PADDING-BOTTOM: 0px; WIDTH: 470px; PADDING-TOP: 0px; 1: ">
<DIV id=EC_ygrp-text>



<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0><T><T><T><T>
<T>
<TR>
<TD vAlign=top>bakın ve sizler karar verin.


BASIN BÜLTENİ


Karabük Kültür ve Sanat Derneği olarak bölgemizdeki sanatsal etkinliklerde yer alıp Karabük adının bir yerlerde anılmasından mutlu oluyoruz. Bütün bunları yaparken tek arzumuz bencilliği yenip biz olabilmek ve ayrım gözetmeksizin bizim siyasi ilkemiz sanat diyerek her siyasetten insanı birleştirebilmek adına özellikle sanatsal meseleleri siyasetten ayrı tutmaya çalışıyoruz. Her siyasetten sanat insanını sanatsal yüceliği ile konuk ediyoruz ve bir etkinlikte emeğimizin bulunmasından da ayrıca mutlu oluyoruz.
“III. ULUSLARARASI KÜLTÜR SANAT VE SANAYİ FESTİVALİ” de bu etkinliklerden biri. Her zaman olduğu gibi bu yıl da festivalin sanatsal bölümünün organizasyonu bizden talep edilmiş, yaptığımız görüşmeler neticesinde:
Romanya’dan Nevzat Yusuf Sarıgöl (Bükreş Üniversitesi Türkoloji Bölüm Başkanı), Tamilla Aliyeva Abbashanlı (Azarbeycan)<WBR>, Sadık Yalsızuçanlar, Latife Tekin, Alper Akçam, Vecdi Çıracıoğlu, Haydar Ergülen, Metin Turan, Onur Caymaz, Bedrettin Aykın’ın konuk yazar olarak çağırılmaları sağlanmış olup; konu Ana Başlığı “Sanayi ve Edebiyat”tır. Son anda Nevzat Bey vize, Haydar Ergülen, Sadık Yalsızuçanlar ve Metin Turan sağlık sorunlarından dolayı katılamamışlardır. Katılan konuklarımızın yol, konaklama ve yemek giderleri önceden vaat edildiği gibi tarafımızdan karşılanmıştır. Yaşanan o olaydan sonra Latife Tekin yol giderini almamıştır. (Bu arada yatmadığı yatağın parası ödenmiştir.) Bu tür etkinlikleri ilk kez yapmıyoruz. Yüzün üzerinde Karabük’te konuk ettiğimiz yazar var. Ve hepsi de tekrar Karabük’e gelmenin özleminde.
Ne yazık ki ilk kez yaşadığımız tatsız bir olay gelişmiştir. Sanat yapmak için çağrılı olup daha önceden konusu da belli olduğu halde Yazar Latife Tekin sanatın dışına çıkmış ve bizi yeni çıkan kitabına reklam aracı olarak kullanmıştır. Ulusal Basınımızsa ödünç sırt kaşımış, tek yönlü haberlerle bunu AKP Meselesi haline sokmuştur. Karabük’te 3 AKP Milletvekili olup % 70 AKP seçmeni olduğu gerçeği Latife Tekin Hanım çağırıldığı zaman da vardı. Bu durum, o geldikten sonra gerçekleşmedi. AKP’li bir Belediye Başkanı adına kendilerini davet ettiğimizi de biliyorlardı. İlkelerine bağlı Latife Hanım böyle bir etkinliği sabote etmektense çağrımızı baştan kabul etmemeliydi. Onun bu olumsuz çabalarına karşın kimi taraflı ve sorumsuz ulusal basında yer aldığı gibi; bir MADIMAK olayı yaşanmamıştır, yaşanmaz da. Karabük, kimilerinin sandığı gibi sıradan bir kent olmayıp, okur-yazar oranı yüksek, üniversite sınavlarında sürekli ilk beşe giren; pek çok kültür ve sanat etkinliğinde başarılarını kanıtlamış bir ildir. Yine Karabük, Türkiye’de olmadığı gibi, belki de dünyada benzeri zor bulunur; Karabük’te kültür ve sanata katkı yapmış, buradan ya da yaşamdan ayrılmış sanatçıların isimlerinin bulunduğu bir onur köşesini yine şu anki belediye başkanı ile gerçekleştirmiştir.
Kişisel sorumluluk anlayışıma göre yapılan bir yanlışın bedelinin de yapan tarafından ödemesi gerektiğine olan inancımla, seçildiği günden buyana desteğini hiç esirgemeyen Belediye Başkanı Hüseyin Erer Beyi zora soktuğuma ve yanlış kişi seçimi ile sorumluluğumu yerine getiremediğime olan inancıma bağlı kalarak; 2004 Temmuz’dan bu tarafa başkanı olmaktan hep onur duyduğum Karabük Kültür ve Sanat Derneği Başkanlığı görevinden ayrılıyorum. Tüm yazın insanlarına ve zaman içinde bize destek veren Karabiklülere saygılarımı sunarım.


</TD></TR></T></T></T></T></T></TABLE> Halil Nihat YILDIZ
Karabük Kültür ve Sanat Derneği Başkanı</TD></TR></T></T></T></T></T></TABLE>Edited by: arslan yılmaz

emre gümüşdoğan
01-07-2008, 10:04
Yazıklar olsun demekten başka bir söz bulamadım.
Kültür Sanat Derneği başkanlığındanistifası yeterli değil. Bu tip insanların sanatın kültürün her alanından elini eteğini çekip malum zihniyete tükrükcübaşı olmalılar...

Erdogan Kul
01-07-2008, 10:11
Basın bültenindeki cümleler o kadar bozuk ki... Okuyup anlayabilmek için epey uğraşmak gerek.
Galiba şu üç yeri anlayabildim:

1. "Katılan konuklarımızın yol, konaklama ve yemek giderleri önceden vaat
edildiği gibi tarafımızdan karşılanmıştır. Yaşanan o olaydan sonra
Latife Tekin yol giderini almamıştır. (Bu arada yatmadığı yatağın
parası ödenmiştir.)"

2. "Karabük’te 3 AKP Milletvekili olup % 70 AKP seçmeni olduğu gerçeği Latife Tekin Hanım çağırıldığı zaman da vardı"

3. "İlkelerine bağlı Latife Hanım (...) çağrımızı baştan kabul etmemeliydi."

ogün kaymak
01-07-2008, 10:51
Basın bültenindeki cümleler o kadar bozuk ki... Okuyup anlayabilmek için epey uğraşmak gerek.
Galiba şu üç yeri anlayabildim:

1. "Katılan konuklarımızın yol, konaklama ve yemek giderleri önceden vaat edildiği gibi tarafımızdan karşılanmıştır. Yaşanan o olaydan sonra Latife Tekin yol giderini almamıştır. (Bu arada yatmadığı yatağın parası ödenmiştir.)"

2. "Karabük’te 3 AKP Milletvekili olup % 70 AKP seçmeni olduğu gerçeği Latife Tekin Hanım çağırıldığı zaman da vardı"

3. "İlkelerine bağlı Latife Hanım (...) çağrımızı baştan kabul etmemeliydi."




karabük e hiç gitmedim
yatağında hiç yatmadım
benim de yatmadığım yataklar var sayın başkan
onların da parasını ödeyin

bütün çağrıları baştan kabul etmek yada etmemek..işte bütün mesele bu! ( çok mu şekspir oldu bu?..: ) )

ne diyim.....

böyle saçmalıklara mizahtan başka bir şey gelmiyor elimden..kararacağım iyice yoksa..

vahdettinyılmaz
01-07-2008, 13:39
Sivas katilamından önceişi Medine sözleşmesine kadar götürüp,şeriatın sevimliliğne vardıran,şeriatçıları edebiyat alanında meşrulaştırma çabaları sürüp gidiyordu.
Sonra yaktılar.

Bugün meşruluk kazanmak için soldan kimseyede ihtiyaçları yok.

Ama bu kez 'sol'dan onlara ihtiyaç duyanlar var.

Eleştiriyi biraz da kendimize çevirmeliyiz.

Karabük'de yapılması gereken alternatif bir aktivite olabilirdi.

Neden akp'li bir belediyenin çağrısına tenezül ediliyor?

İşte bunu anlayamıyorum.

Yani bu yobazlar teşhir edilince azalıyorlar mı ?

Sivas'da teşhir edilince azaldılar mı ?

Bence değerli sanatçılarımızın ve saygın insanlarımızın,onların adından yararlanıp meşrulaşma çabası taşıyanları çok iyi ayırt etmeleri gerekiyor.

Eğer onlar,bizlerin adından yararlanıp meşrulaşırsalar,inanın insan yakmayı da meşru hale getireceklerdir.

Aman ve lütfen,buna hayatın her milimetresinde fırsat vermeyelim.

Şeriatçı bizzat tanrının kendisine takiye yapıyorsa,lütfen beni anlamaya çalışın,sevgili dostlar.Edited by: vahdettinyılmaz

ycemgil
01-07-2008, 14:48
"Bütün bunları yaparken tek arzumuz bencilliği yenip biz olabilmek ve ayrım gözetmeksizin bizim siyasi ilkemiz sanat diyerek her siyasetten insanı birleştirebilmek adına özellikle sanatsal meseleleri siyasetten ayrı tutmaya çalışıyoruz. Her siyasetten sanat insanını sanatsal yüceliği ile konuk ediyoruz ve bir etkinlikte emeğimizin bulunmasından da ayrıca mutlu oluyoruz."


"AKP’li bir Belediye Başkanı adına kendilerini davet ettiğimizi de biliyorlardı."

Buyrun burdan başlayalım. Sanat siyasetten uzak durmalıdır,siyasetinin kendisinden.

kaan maan
19-09-2008, 19:14
Sırf sanat düşmanı bir düşünceye muhalif olmakla sanatçı olunmuyor. Latife Tekin ve benzerlerinin anlamadıkları da bu.

Olay AKP'lilerin yavşaklığı, Latife Tekin'in de ukalalığından ibaret. Salt Sanat açısından bakarsak görünenbu.