PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Köşeme Çekildim...


emre gümüşdoğan
14-11-2007, 10:32
Kitap fuarında hoşgörü(!) masalı

Sürekli 'hoşgörüsüzlük' temelli siyasi linçler ve cinayetlerle gündeme gelen, aydınlarının 'farklı' düşündüğü için hedef gösterildiği, vurulduğu ya da insanlarının sokak ortasında'vatansever' yığınlar tarafından saldırıya uğradığı Türkiye'nin Kültür ve Turizm Bakanı eski sosyal demokrat Ertuğrul Günay, Türkiye'nin konuk ülke olarak katılacağı Frankfurt Kitap Fuarı'nda ülkenin hoşgörülü, yurttaşlarına bir ve eşit davranan bir ülke olduğunun anlatılması yönünde gayret gösterileceğini bildirdi. Günay, bakanlık olarak Türkiye'nin barışçı, hoşgörülü, özgürlükçü yüzünü dünyaya çeşitli vesilelerle, sanat etkinlikleriyle, kültürel alanlarda yaptığımız girişimlerle duyurmaya çalıştıklarını söyledi.


'İÇİMİZDE KAPALI TUTMAYIZ'

Günay, "Türkiye'nin hoşgörülü, geçmişten bu yana toplum içinde ayırım gözetmeksizin yurttaşlarına bir ve eşit davrandığını, Türkiye'de düşünce ve anlatım özgürlüğü olduğunu ve bu özgürlüğün önündeki engellerin giderek kaldırıldığını anlatma konusunda özel bir gayret göstermek istiyoruz" dedi. Bu yıl fuarda "Bütün Renkleriyle Türkiye" sloganının kullanıldığını, gelecek yıl da bunun geliştirileceğini ifade eden Günay, fuarla ilgili hedeflerini şöyle aktardı: "Hangi etnik kökenden olursanız olun, hangi inanca bağlı olursanız olun yurttaş olarak kendinizi, birikiminizi, kültürünüzü, geleneğinizi, göreneğinizi ifade edebilirsiniz ve Türkiye olarak biz bunu içimizde saklı ve kapalı tutmayız." Ne kadar hoşgörülü(!) bir ülke olduğumuzun son kanıtı, Hrant Dink.


Birgün




Bakanımız acaba 'hoşgörün' mü demek istedi...

Etnik farklılığa, dinsel farklılığa, sıyasal farklılığa hatta cinsel farklılığa tahammülü olmayan bir toplumuz. Trabzonda papazı vuran, Malatya'da İncil basanların boğazını kesen, Hırant Dink'in ensesine kurşun sıkan, vatandaşlarına ana dillerini yasaklayan ve onların etnik kimliklerini yok sayan, hayır Kürt değil kart kurtsunuz diye zorla Türk sayan, Alevi vatandaşın çocuğuna zorla ve zorunlu Hanefi meshebini 'din dersi' diye okutan, kadının cinsel kimliğini kullanmasına 'fahişe' yakıştırması yapan bir ülkenin bakanı hoşgörü demiş...

dili sürçmüştür, biz buyuz işte bizi hoşgörün, böyle kabullenin demek istemiştir bence...

Edited by: emre

emre gümüşdoğan
15-11-2007, 11:54
<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />
‘Köşeme Çekildim’ başlığını görünce, Şiirakademisi'nden, yazmaktan elimi eteğimi çektiğimi düşünen, soran dostlarım oldu. Köşemden yazacağım artık.

Yerel gazetelerde yazdığım dönemde köşemin adı ‘Su ve Sabun’du. Suya sabuna dokunurdum. Suya sabuna dokunmayanın sadece eli değil vicdanı da kirli kalıyor…

Ne mi yazacağım bu köşeden?
Elbette eleştiri… Edebiyat dünyasında gezinti ve eleştiriler, site İçi gezinti ve eleştiriler, genel konularda eleştiriler… Eleştiri dendiğinde bir hoşnutsuzluk oluyor hemen. ‘Övemen’liğe evet eleştirmenliğe hayır diyoruz. Eleştirirken, olumlu yanlara da değinerek, olumsuz yanların ‘bence’sini de söyleyerek görüşlerimi yazacağım.

Peki bu köşe sadece bana mı ait olacak?
Hayır, tüm üyeler buradan görüşlerini, düşüncelerini dillendirebilecekler. Bilindiği gibi ‘sayfam’ ana başlığındaki kişisel başlıklarımız hariç, diğer başlıklar herkese açıktır.

Hepimize kolay gelsin.

emre gümüşdoğan
04-12-2007, 10:43
Önce haberi okuyalım.

"10 yıl önce yazdığı şiirler kitap olacak
Şiir kitabı yayınlayan ünlüler kervanına güzel oyuncu Doğa Rutkay da katılıyor. Genç oyuncu, 1996 ile 2002 arasında yazdığı 400'ün üzerinde şiiri yakında piyasaya çıkaracak.<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />İpek Tuzcuoğlu, Ece Gürsel ve Eylül Deniz'in ardından, oyuncu Doğa Rutkay da kariyerine şairliği eklemeye hazırlanıyor. Şiire olan tutkusunu 1996 yılından beri kağıda döktüğünü söyleyen güzel oyuncu, yazdığı 400'den fazla şiiri önümüzdeki aylarda kitap haline getirecek. "

Pek çok ünlü yazarın yaşamları boyunca toplam yüz şiir yazmadıklarını düşündüğümüzde 400 den fazla şiir! yazdığını söyleyen bu kızımıza ne denir?
Ya da bunu haber yapan medyaya...

Terbiyesizlik çağımızda çok boyutlu hale geldi. Herhalde global terbiyesizlik derler buna ilerde sanat tarihçileri...

Şiiri kirletenleri, ucuzlatanları kınıyorum...


<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">

emre gümüşdoğan
11-01-2008, 01:00
Bitmeyen transferler...
işi transfer olanlar...

Futboldatransferin dönemleri vardır, kuralları...
Takımlar arasında centilmenlik anlaşmaları yapılır. bozulur...
Ama yine de transferin bir kuralı vardır... bir ahlakı vardır.

Gazeteler arası tranferler yaşandı, tw ler arası savaşlar...
Gittikçe kirlendi medya, çürüdü yozlaştı...
Transfer büroları kuran edebiyat siteleri gibi...

Şiirakademisiahlaki davranmaya özen gösterdi...
Lafla dostluklar kurmadı, içini doldurdu, oymadı...

Bugün yine edebiyat adına iğrendim, tiksindimişi transfer olanlardan... Lanet ettim...

Tükürdüm mü hayır, tükürmedim, tükrüğüm kirlensin istemedim....


Not: Dostluk kavramının içini boşaltan siteler dost sitelerden silinmiştir...

san_
11-01-2008, 07:16
ahh yine ıskaladık önemli olayları.
edebi dünyada olanlardan biraz da bizim haberimiz olsa, kulağımız gözümüz olan sayın emre.
hayrola, neler oldu kayda değer?
biz artizzzlerin çoğunun, bu dönemde birdenbire, şair yazar yaftası ile salınmasına alıştık. ciddiye almıyoruz.
ama sizi yine bişey kızdırmış.
magazinel olayları takibedemeyen biz zavallıları haberdar etseniz, diyorum...http://www.siirakademisi.com/forum2/smileys/smiley2.gif

değerli emre,
unutmayalım ki; etik olmayan trasferler piyasası, kaygan zeminlerde durmasını bilmeyenlerin, kaydıranlara çanak tutmasıyla doğmuştur.
bu insanların çantalarında daima, mavi boncuklarbulunur, hesapsızca dağıtılmaya hazır.
hatta; gözlerinin biri , diğerinden bağımsız çalışırkırpılırken. tedavisiz bir arazdır.
baştan çıkaran bulunur, baştan çıkmayagönüllü olana.

valla, neler olduğundan habersizim.
konuyu, hayatın geneline yayarak, düşüncemi yazdım.
vefaya, dostluğa, özetle insana verilen emeğin kutsiyetine(ÇAĞDIŞI bir davranışla) inancımın kırıntılarına, ısrarla sahip çıkmak adınadır yazdıklarım.
altı boşaltılmayan ne kaldı?
yeni dostlar edinmeye korkan biri olup çıktım ben şahsen.
sevgime değmeyenlerin, sırtımda bıçak izleri var, sızısıyla insan yanımı durmadan sağan.
aşk meşk, kadın erkekdeğil,adam olabilip olamamakla ilgili düşüncelerim.

"değmeyenlerin kirli ellerini, gönlümün; dostluk, kardeşlik, arkadaşlık veyarteline değdirmemeye yeminim var. tutarsam http://www.siirakademisi.com/forum2/smileys/smiley4.gif. "

herşeye karşın; hayata, selam ve dostlukla...

Edited by: san_

emre gümüşdoğan
11-01-2008, 10:40
Bazı sitelerin yöneticileri,
otogar simsarı mıdır, site yöneticisi mi? belli değil
Onlara kızdım dost.Edited by: emre gümüşdoğan

emre gümüşdoğan
17-02-2008, 14:12
değerli emre,
unutmayalım ki; etik olmayan trasferler piyasası, kaygan zeminlerde durmasını bilmeyenlerin, kaydıranlara çanak tutmasıyla doğmuştur.
bu insanların çantalarında daima, mavi boncuklarbulunur, hesapsızca dağıtılmaya hazır.
hatta; gözlerinin biri , diğerinden bağımsız çalışırkırpılırken. tedavisiz bir arazdır.
baştan çıkaran bulunur, baştan çıkmayagönüllü olana.




Bazı dostlarımız! Şiirakademisi'ne, başka sitelere transfer edecekyazar/üye bulmaya geliyor. Elbette etik değil bir başka sitenin altını oymaya çalışmak. Bir sitenin emek verdiği, ortaya çıkardığı değerleri kapmaya çalışmak...

Bir okadar etik olmayan durum ise, aynı yazıyı onlarca sitede paylaşan, popülistliğinağına düşen arkadaşlarımızın tavrı.

Elbette her yazar arkadaşımız istediği yerde yazma hakkına sahiptir. İstediği tercihi özgürce yapacaktır. Lütfen kirliliğin içindeki sitelerde yazanlar bizi seçmesinler... Bizi seçenler en azından bizden seçkin, bizden ilkeli bizden nitelikli siteleri seçsinler...

Ne kadar çok yere dağılırsanız o kadar incelirsiniz...