PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yeni Kayıt Yaptıran Öğrenciye Sahip Çıkma Bilinci


emre gümüşdoğan
04-09-2007, 12:50
Yeni Kayıt Yaptıran Öğrenciye Sahip Çıkma Bilinci
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ,
Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr (http://by109fd.bay109.hotmail.msn.com/cgi-bin/compose?curmbox=00000000-0000-0000-0000-000000000001&a=3e975300649e40ee1d17722944912da521ef244c8a333298 4a32301d921f96ad&mailto=1&to=iortas@cu.edu.tr&msg=F14AE494-4158-4E0A-9CEE-BE05894DB94B&start=0&len=14481&src=&type=x)

Üniversiteyi kazanan öğrencilerin ilk heyecanı kayıt süreci diye
düşünüyorum. En azından kendi yaşamımdan bunu böyle biliyorum. İlk gün çok
çok önemli ve üniversitelerin bunu önemsemesi gerektiğini düşünüyorum.
Gelecek hafta üniversitemizi kazanan öğrencilerin kayıtları yapılacaktır.
Çoğu öğrenci ilk defa üniversite atmosferi ile karşılaşacaktır. Öğrenci
kaydı yalnızca bir kayıt değil aynı zamanda üniversite ile ilgili ders
niteliğindedir de. Öğrenci olarak kalacağı, geleceğini şekillendirecek olan
kurumda dünyasını oluşturacak maddi ve manevi olgular ile yüzleşmektedir.
İlk gördükleri ilgi, obje, güzel söz, karşılama, arkadaşlık hep hatırda ve
beyinde kalacak olandır.
Bu nedenle bugün dünden daha çok öğrencilerimize sahip çıkma ve onlara
rehber olmamız gerektiğine inanıyorum. Bu bilinç ile öğrencimize sahip
çıkmak istiyorsak, hep beraber bir şeyler yapmamız gerekir. Öğrenci dernek
ve konseyleri doğrudan, öğretim elemanları olarak da dolaylı olarak her
şeyin yönetimlerden beklenilmemesi gerektiğine inanmıyorum. Sivil
inisiyatifin geliştiği ortamlarda demokrasi ve yurttaşlık bilinci gelişir.

Öğrenci Dernek ve Konseylerine Büyük Görev Düşüyor
Şahsen öğrenci dernekleri veya konseylerinin kayıtlar esnasında öğrenciler
ile dayanışma çadırı kurabilirler diye düşünüyorum. Çağdaş batı
üniversitelerinde öğrenci dernekleri öğrenci harçlarından doğrudan pay
alırlar ve doğrudan üniversite adına tarafı durumundadırlar. Dolayısıyla
gerek yeni kayıtlarda ve gerekse de diğer zamanlarda öğrenci sorunlarına
sahip çıkarlar.
Dernekler bu çerçevede;
Öğrencilere kayıt esnasında dernek olarak değişik konularda bilgilendirme
sohbetleri yapabilirler.
Öğrencilere üniversite, akademik hayat, kütüphane ve bilgiye erişim
konusunda bilgi sunabilirler.
Öğrencilere üniversite hayatını anlatan, bilim yapma aşkını geliştirecek
bir adet seçilmiş kitap hediye edebilirler.
Öğrencilere öğretim üyeleri olarak üniversite ve beklentiler anlatılabilir.
Bir şekilde gönüllü danışmanlık hizmeti verilebilir.
Öğrenciler ile empati kurarak onların ilk heyecanı, korku ve coşkularına
ortak olunabilir.
Veya kayıtlar süresince bu konuda tanıtıcı her türlü sunu materyali
belgesel olarak öğrencilere anlatılabilir.
Doğal olarak öğrenci derneklerinin bu faaliyetlerini sürdürebilmesi için de
desteklenmesi gerekir.
Öğretim Elemanları Dernekleri de bu konuda uyarıcı ve destekleyici rol
oynayabilir.

Öğretim Üyelerine Büyük Görev Düşüyor
Ayrıca üniversitenin açılışı sırasında üniversitelilik bilinci ve
üniversite kültürü anlatılabilir. Üniversitenin ilk derslerinde,
üniversiteye ayak basan öğrencimizin Sokrates'in "Sorgulanmamış bir hayat
yaşamaya değer değildir" ifadesini düşündürtecek şekilde bir bilinçlenme
sürecinin içinde olmalıdır.
Hep beraber ülkemizin en dinamik ve eğitilmeye uygun seçkin öğrencilerinin
kafasında bir farkındalık yaratmak zorundayız. Üniversite eğitiminin en
önemli amacı, çevresinde olup biteni algılayan, durumdan vazife çıkarabilme
bilincine erişmiş insan yetiştirmektir. Bunu sağlamak görevi bize yasa ile
verilmiştir. Toplumu eğitmek zorunda olan öğretim üyelerine büyük görev
düşüyor. Ülkemizin çağdaş geleceği üniversitede okumaya hak kazanmış
gençlerimizin beyninde sorgulamayı bir yaşam biçimi haline getirmemiz
gerekir.
Öğrencilerin ilk gün heyecanına katılmak onlarla empati kurmak, öğrencileri
üniversite hayatına iyi başlatmak gerekir. İlk günden öğrencimizi
kazanalım. Hepimizin yeni gelen öğrencilerimize destek çıkması gerekir.
Bugün ki öğrencimiz yarın meslektaşımız olacaktır. İyi meslektaş
yetiştirmek için bugünden öğrencimize kendimiz gibi bakalım.


Not Geçen Yıl Bu konuda Yazdığım Yazıyı da İlgilenenlerin Bilgisine
Sunuyorum

ÜNİVERSİTENİN İLK ADIMI KAYITLAR VE ÜNİVERSİTELİLİK BİLİNCİ
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi, iortas@cu.edu.tr (http://by109fd.bay109.hotmail.msn.com/cgi-bin/compose?curmbox=00000000-0000-0000-0000-000000000001&a=3e975300649e40ee1d17722944912da521ef244c8a333298 4a32301d921f96ad&mailto=1&to=iortas@cu.edu.tr&msg=F14AE494-4158-4E0A-9CEE-BE05894DB94B&start=0&len=14481&src=&type=x)

Öğrencileri Baştan Kaybetmeyelim: Kayıt Karmaşası
Üniversiteye kazanan yeni gençler bugünlerde üniversiteye ilk adımlarını
atarak kayıtlarını yaptırıyorlar. Çoğu, yıllardır uğrunda sınavdan sınava
koşturdukları üniversiteye ilk defa geliyorlar. ben de son birkaç yıldır
kayıt günlerini izlemeye çalışıyorum. ilk gözlemem şu oldu ki, artık
kayıtlar yüksek okul ve fakülte sırlamasına göre yapıldığı için, bir gün
önceki öğrencinin yapısı ile bir gün sonraki öğrencinin yapısı birbirinden
tamamen farklı gözüküyor.
Öğrencilerin karşılaştıkları kişileri genel görünümden anlamaya
çalışmaları, derslerin nasıl işleneceğini, dört yıllık sürede neler ile
karşılaşacaklarını düşündüklerini gözlerinden okuyabiliyorum. Daha ilk
günden kimi öğrencinin elinden bir hoca veya yüksek rütbelinin tutarak
sıraya aldırış etmeden "torpil" veya öncelik peşinde olduklarını gördükçe,
diğer yağız Anadolu çocuklarının nasıl bozulduklarını görebiliyorum.
Öğrencilerin tüm bu olanları izlerken neler hissetliklerini, yine kendi
yaşamımdan esinlenerek anlayabiliyorum.

Üniversite Yöneticilerinin Kayıtları İzlemeleri Yarlı Olur
Öğrenci kayda kim ile geliyor, anne, baba, kardeş, arkadaş veya yalnız
başına mı geliyor?
Öğrenci ne ile geliyor, özel araba veya halk otobüsü ile veya başka bir
yolla mı geliyor?
Giyim kuşamı nasıl? İlk gün önemseyerek mi giyinmiş, yoksa gelişigüzel mi
giyinmiş?
Hangisinin elinden kim tutuyor? yoksa sıra adil mi işliyor? öğrenciler,
öğrencisine ne kadar saygılı bir üniversite mi diyor?
Hangi yurt simsarları etrafta dolaşıyor? başka kimler var?
Bütün bu kriterler öğrenci ve öğrenci çevresi hakkında çok sayıda ip ucu
verecektir.
Batılı üniversiteler öğrencilerini özerk kurum anlayışı ile kendileri
belirledikleri için öğrenci ile kayıt öncesi bire bir görüşerek ve referans
alarak kabul edilirler. Üniversite yöneticileri öğrencilerini birinci elden
tanıma fırsatı bulmaktadır. Bizde ise öğrenci memura havale edilmektedir.
Tabii en kolay iş öğrenciyi memura havale etmektir. Gelen öğrencinin genel
başarı durumu, alt yapısı nedir? İleriye yönelik iyi bir eğitim için ne
yapılması gerekir anlayışı başında belirlense iyi olur. Üniversite
yöneticileri öğrencilerinden edinecekleri bilgiyi sentezleyerek
üniversitelerinin eğitim politikalarını ve stratejilerini
şekillendirebilirler. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum.

İlk İzlenim Çok Önemli
Anadolu'dan büyük kente ilk defa gelen öğrencilerin kayda gelirken sahip
oldukları ruh hali çok önemli. Öğrencilerin geldikleri sosyo-ekonomik
yapıları, okudukları lise ve geldikleri bölgelerin yapısı dikkatli bir
gözden kaçmıyor. Üniversitenin daha ilk günden aksayan yanları da sonuçta
kendini bu kuyruklarda ele veriyor.
Öğrencinin üniversiteye ilk girişi ve edindiği izlenim çok önemli. İlk
karşılaştığı manzarayı, duyduklarını, karşılaştıklarını uzun süre
unutamayacak. Üniversitenin temiz görünümü, çevrede gördüğü insanların
genel hal ve hareketleri öğrencinin kafasında bir kavram oluşturacak.
Üniversitede verilen derslerin niteliği, sosyal faaliyetleri, derslerin
zorluğu, öğretim üyelerinin niteliği ve sosyal yaşamı... tümü son derece
önemli. Hepsinden önemlisi üniversite yönetiminin üniversiteye ve öğrenciye
bakış açısı. kendimden de biliyorum ki üniversiteye kayıt günü son derece
önemli, bireysel kimliğimizde tarihi bir gün. Onun için ilk izlenimler çok
önemli.
Bir şeyler Yapılabilir
Uzun zamandır üniversite ortamının oluşamamasından kaynaklanan süreci ve
bunun mezunların kalitesine etkisini kritik ediyorum. Gelen öğrencilerin
yetersizliği ve kendi kendilerini yetiştirmek için uygun ortamın
yaratılmadığını, öğrencilerinde çaba göstermediğini vurgulamaya
çalışıyorum. Benzer düşünceler yüksek sesle bir çok kişi tarafından dile
getiriliyor. Ancak öğrencileri suçlamadan önce yapabileceklerimiz olduğunu
düşünüyorum.

Üniversitelilik Bilinci ve Ortamı Yaratabiliriz
Üniversiteye başvuran öğrencilerin düzeyinin yeterli olamadığını, çoğunun
istemeyerek belirli bölümlere zoraki geldiğini, tercih hatalarını
anlayabiliriz. Ancak yine de sonuçta ilk yüzde onluk dilime giren bu
gençleri eğiterek, birey ve yurttaş olma bilinci kazandırarak, kendi
kendini idare edebilmesini öğreneceği uygun ortamlar yaratabiliriz. İnsan
beyninin çalışma mekanizması ve eğitim modelleri insanların uygun ortamda
kendi kendilerini eğitebildiklerini ve geliştirebildiklerini gösteriyor.
Üniversiteler açılmadan önce kayıt yaptıran öğrencilerin kısa süreli uyum
kurslarına alınmaları çok önemli olabilir. Kütüphaneden yaralanma,
bilgisayar ve internet kullanımı, sosyal entegrasyon ve kültürel bazı uyum
programları hazırlanabilir.
Ayrıca üniversite nedir? Üniversitede gelenekler nedir?
Bilim nedir? Amacı nedir?
Bilim kültürü nedir?
Üniversite eğitiminde felsefenin önemi nedir?
Metot nedir?
Öğrenci olmanın önemi ve sorumlulukları nedir? Özgürlükleri nedir? Hakları
nedir?
Yapmaları ve yapmamaları gerekenler nelerdir? Bir üniversite öğrencisinin
artık halkın gözünde kendi kendini idare edemeyen görünümü vermesi halk
arasında pek hoş kaşıklanmıyor. Hayata hazırlanan, yarının devlet
yöneticilerinin gayrı ciddi duruşu, kendi kendini yönetemeyen tavırlardan
kendisini kurtarması gerekir. Bunun için öğrencilerin başlangıçta
uyarılması, geleceğe ilişkin omuzlarındaki yükün anlatılması yararlı olur
görüşündeyim.

Üniversite Geleneklerini Yaşatabiliriz
Bir Anadolu deyişi vardır: İlk gün nasıl başlarsa sonuna kadar öyle
gidiyor. Örneğin laboratuar kuraları, hijyen ve dikkat edilmesi gereken
kuralarının önemi ilk günden vurgulanmalıdır.
Etkinliklere katılmaları, konferanslar, açılış günleri. tüm bunların çok
önemli olduğu, buralara gelip görüş ve tepkilerini olgunlukla
belirtmelerinin uygun olacağı, buralardan çok şey kazanacakları
anlatılabilir. Hakları hatırlatılabilir.
Öğrencilere okuma alışkanlığının kazandırılması, bilim adamlarının
dünyalarının tanıtılması için bilim, tarih, uygarlık, sanat ve felsefe
alanında önemli kaynaklar yanında TÜBİTAK yayınlarından çıkan dergi veya
kitaplardan kayıt esnasında öğrencilere verilebilir. Böylece gençler hem
kendi bilinçlerini oluştururken, hem de kendi tarihlerini ve bilimin
keyifli yaşam biçimini öğrenmeye çalışırlar.
Tabii eskiden üniversitelilik bilinici yüksek olan birinci kuşaktaki
hocalar; öğrencilere bazı telkinlerde bulunur, birikimleri ile yol
gösterici olurlardı. Şimdi maalesef gelenekler kaybolduğu için kimse söz
söyleyemiyor.

Üniversiteler Öğrencisine Sahip Çıkmalıdır
Üniversitelerin kayıtlar ile birlikte öğrencilere değişik sosyal ortamlar
sunması, değişik meslek örgütlerine yer vererek geleceğin meslek sahibi
kişiler ile tanışması ve mesleki dayanışma içinde olması çok anlamlı
olacak. Ancak bunlar yapılamadığı için başka kişi ve oluşumlar öğrenciler
ile ilgilenmektedirler.
Gelen öğrencilerin konaklama ve barınmaları başlı başına bir problem.
Üniversite açılıyor ancak dışarıdan gelecek öğrencinin barınma ve yurt
sorunu kimsenin aklına gelmiyor. Doğa boşluk kabul etmediği gibi sosyal
yaşam da boşluk kabul etmiyor. Halen öğrencisi için yeterli barınma olanağı
olmayan üniversiteler bir şekilde öğrencilerini başka yurtlara kendi elleri
ile terk etmektedirler. Kayıtlarda gözlediğim bir diğer konu da kim
oldukları belirsiz yurtların veya yurt benzeri ortamların temsilcilerinin
yeni gelen çocuklara sundukları barınma imkanları. Tabii bu yurtlar kime ve
nereye hizmet ediyorlar bilinmiyor. Üniversitelerin öğrencilerine her yönü
ile sahip çıkması bu aşamada önemlidir.
Özet olarak üniversitenin ilk aşaması olan kayıtlar ve açılış günleri
önemli. Bunların bekçiler eşliğinde resmi korteje dönüştürülmesi,
öğrencinin çeşitli hal ve davranışlarla ikinci sınıf vatandaş konumuna
itilmesi, daha en başından pek çok şeyi kaybettiğimizi gösterir. oysa ilk
kayıtlar ve açılış esnasında bütün bu kaynakların öğrencilerimiz için,
onların kendilerine ve daha geniş toplumlara yararlı olabilmesi için olduğu
bilincini verebilmeliyiz. Üniversitelerin özerk ortamı, hak, özgürlük ve
sorumluluk bilincinin yerleşmesi, öğrencinin motivasyonu ve doğru yönelimi
açısından çok çok önemli. Üniversite yöneticileri, hocaları ve çalışanları
olarak görevimiz bunları sağlamak olmalı. Bu işin para ile değil, gönül ve
çağdaş üniversite anlayışı ile olacağını düşünüyorum. Pırıl pırıl zeki
kızlarımızın ve gençlerimizin iyi yetişmesi geleceğimizin teminatı
olacaktır. Bütün sıkıntılara rağmen güzel yarınları bu gençlerle
yaratacağız. Bu duygularla yeni kayıt yaptıran öğrencilerimize başarılar
dilerim.

Not: Sayın hocam, birçoğunuzun E-Posta adresi bir şekilde makinemdeki adres
defterime yerleşmiştir. Amacım kimsenin zamanını almak ve rahatsız etmek
değildir. Hepimizin ortak sorununu bir şekilde dile getirmektir. E-posta bu
bakımdan düşüncelerimizi kolay paylaşabildiğimiz bir ortam. Ancak peşinen
eğer istenmeden e-posta aldıysanız özür dilerim. Eğer geri bildirimde
bulunursanız listeden adresinizi hemen çıkarırım.
Saygılarımla

nıgarr
13-09-2007, 22:41
:)))))))))

aklıma ilk kayıt anım geldi ve gerçekten sudan çıkma balık gibiydim

bu konu üzerinde kesinlikle daha da çok durulması gerekıyorEdited by: nıgarr